Pusula Swiss
Netanyahu Neden Erdoğan'ı Hedef Alıyor
Erdoğan ve Netanyahu
Netanyahu Neden Erdoğan'ı Hedef Alıyor
Siyasi tarihçi Prof. Dr. Aygün Attar, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan açıklamalarının jeopolitik nedenlerini ve iç siyaset hesaplarını analiz etti. Siyasi tarihçi Prof. Dr. Aygün Attar, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan söylemlerinin arka planını değerlendirdi.

 Attar, bu durumun sadece Gazze konusunda verilen sert tepkilerle ya da liderlerin kişisel özellikleri ile açıklanamayacağını belirtti. Esas gerekçenin, Türkiye'nin bölgede üstlendiği jeopolitik rol ve Ankara ile Netanyahu hükümeti arasındaki stratejik ayrışmalar olduğunu vurguladı.

Analize göre iki ülke arasındaki temel görüş ayrılıkları Gazze, Suriye ve Doğu Akdeniz olmak üzere üç ana alanda yoğunlaşıyor. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini savunarak sınırlarında terör örgütlerinin ya da dış güçlerin etkin olmasına karşı çıkıyor. İsrail'in Suriye topraklarına yönelik gerçekleştirdiği saldırıların ise bölgenin geleceğini tehdit ettiği ifade ediliyor.

Netanyahu'nun Erdoğan'ı hedef tahtasına koymasının bir diğer önemli nedeni ise İsrail'deki iç siyasi süreçler olarak gösteriliyor. 27 Ekim 2026'da seçime gitmeye hazırlanan İsrail'de, Netanyahu'nun Gazze savaşının ağır bilançosu ve güvenlik tartışmaları karşısında kendi siyasi geleceğini korumak için güçlü bir dış tehdit algısına ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Bir NATO üyesi olan ve geniş bir coğrafyada etkinlik gösteren Türkiye, bu iç siyaset propagandası için elverişli bir zemin sunuyor.

Türkiye'ye yönelik antisemitizm suçlamalarını da ele alan Attar, 1492 yılında Avrupa'dan dışlanan Yahudilere kapılarını açan bir devlet geleneğine sahip olan Türkiye'nin bu şekilde itham edilmesinin tarihi bir çarpıtma olduğunu savundu. Netanyahu hükümetinin politikalarını eleştirmenin ya da Filistin halkının yaşam hakkını savunmanın Yahudi düşmanlığı ile eşdeğer tutulamayacağını dile getiren Attar, barışı korumanın devlet adamlığı gerektirdiğini kaydetti.



Paylaş


Diğer Haberler