Sıcak ve kurak geçen yaz mevsimi, neme karşı son derece hassas olan bu bitkinin gelişimi için ideal bir ortam sundu. Geleneksel biçerdöverlerle gerçekleştirilen hasat sonucunda üreticiler bu yıl yüksek verim elde etti.
İsviçre çiftçileri için nohut üretimi çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor. İsviçre Çiftçiler Birliği Bitkisel Üretim Müdürü David Brugger, nohut bitkisinin aşırı neme karşı hassasiyeti nedeniyle mimoza olarak nitelendirildiğini belirtiyor. Ayrıca, İsviçre'de nohut gibi baklagiller için ithalat vergisi gibi koruyucu sınır önlemlerinin bulunmaması, yerel üreticileri ucuz ithal ürünlerle rekabet etmek zorunda bırakıyor. Ülkede nohut işleme tesislerinin yetersizliği de üretimi zorlaştıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor.
Bu zorlukları aşmak için Lindenhof çiftliği, ürettiği nohutları doğrudan kendi bünyesinde işleme yoluna gidiyor. Gıda teknoloğu Andreas Hediger yönetiminde yürütülen çalışmalarda, kurutulmuş ve haşlanmış nohutların yanı sıra humus üretimi de gerçekleştiriliyor. Bu yıl dört hektarlık ekim alanından altı ton nohut elde eden çiftlik, malzemelerin eklenmesiyle yaklaşık 24 ton humus üretmeyi hedefliyor. Geçen yıl üretilen tüm ürünlerin satılması üzerine ekim alanı bu yıl üç katına çıkarıldı.
İsviçre Federal Tarımsal Araştırma Merkezi Agroscope, nohut bitkisinin kuraklığa karşı dayanıklılığı nedeniyle gelecekte fırsatlar sunabileceğini öngörüyor. Ancak bitkinin Orta Avrupa iklimine tam uyum sağlayamaması ve dona karşı hassas olması risk yaratıyor. Örneğin, Graubünden kantonundaki Landquart'ta yapılan çok yıllık denemeler, düşük verim ve yüksek maliyetler sebebiyle dört yıl önce sonlandırılmıştı. Buna rağmen, Lindenhof üreticileri gelecekte ekim alanlarını daha da genişletmeyi planlıyor.