Adana merkezli olarak yürütülen büyük ölçekli yasa dışı bahis, kara para aklama, rüşvet ve nitelikli dolandırıcılık soruşturması kapsamında tutuklanan televizyon programı yorumcusu ve yazar Rasim Ozan Kütahyalı serbest bırakıldı. İstanbul’daki evinde gözaltına alındıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderilen ve yaklaşık üç aydır cezaevinde bulunan Kütahyalı’nın, yargılama sürecine tutuksuz olarak devam etmesine karar verildi. Salı gecesi tahliye edilen ünlü yorumcu, hakkındaki tüm suçlamaları reddetti.
Söz konusu operasyon, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Türkiye genelinde toplam 21 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, yürütülen soruşturmada 200 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurmuştu. Bakan Gürlek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ile yapılan fiziki ve teknik takipler neticesinde, yaklaşık 100 milyar Türk Lirası ve 2 milyar dolar tutarındaki suç gelirinin finansal sistem içinde aklandığının tespit edildiğini belirtti. Soruşturma kapsamında ayrıca 221 taşınmaz, 120 araç ve 3 tekneye de tedbir amaçlı el konuldu.
Mayıs ayında düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında üç banka yöneticisi, sekiz emniyet görevlisi ve dört avukatın da bulunduğu açıklanmıştı. Gözaltı işlemlerinin ardından Adana’ya sevk edilen Rasim Ozan Kütahyalı, sağlık kontrolü çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada bir yanlış anlaşılma olduğunu iddia etmiş ve kendisinde iddia edildiği gibi bir para hareketliliği bulunmadığını savunmuştu. Kütahyalı, nöbetçi hakimlikteki sorgusunda ise hayatı boyunca hiçbir şekilde bahis oynamadığını öne sürdü.
Mahkeme sürecinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istemediğini belirten Kütahyalı, herhangi bir suç örgütüne üye olmadığını fakat bildiği her şeyi anlatacağını ifade etti. Kendisine ait bir şirket veya dijital para hesabı bulunmadığını dile getiren Kütahyalı, sadece bir yazar ve bireysel yatırımcı olduğunu söyledi. 2021 ile 2024 yılları arasında banka hesaplarına gelen on milyonlarca liralık transferlerin sorulması üzerine ise bu paraların şahsi kredi kartı limitlerini döndürmek amacıyla yaptığı işlemlerden kaynaklandığını, işlemlerin sıklığı nedeniyle toplam meblağın yüksek göründüğünü savundu.