Şehir yönetimi, gökdelenlerin hangi bölgelerde ve hangi yükseklik sınırlarıyla inşa edilebileceğini yeniden belirlemek istiyor. Seçmenlerin önüne, belediye meclisi ve şehir konseyi tarafından hazırlanan iki farklı imar planı revizyonu sunulmuş durumda. Her iki öneri de mevcut kuralları sıkılaştırırken, yeni bir inşaat alanı hakkı yaratmıyor.
Şehir konseyinin önerdiği plan, yüksek bina alanlarını bugünkü büyüklüğünde tutmayı ve 25 ile 40 metre arasındaki binaların yapılabileceği bölgeleri genişletmeyi hedefliyor. Bu plana göre, ek bir tasarım planı zorunluluğu ancak 80 metreden uzun binalar için geçerli olacak. Öte yandan belediye meclisinin sunduğu alternatif plan ise yüksek bina bölgelerini belirgin şekilde daraltıyor. Bu öneride, 40 metrelik binalara sadece belirli mahalle merkezlerinde izin verilirken, 60 metreden itibaren meclis onaylı özel bir tasarım planı şart koşuluyor.
Yüksek binaların konut sorununa çözüm olup olamayacağı ise şehirdeki siyasi partiler arasında ciddi bir tartışma konusu. Destekleyen siyasi gruplar, gökdelenlerin dikey yapılaşma ve konut ihtiyacını karşılama noktasında iyi birer araç olduğunu savunuyor. Buna karşın karşı çıkan partiler, bu durumun nüfusun yerinden edilmesine ve maliyetlerin artmasına yol açacağından endişe duyuyor. Muhalif sesler, yatay yönde inşaat yapmanın dikey yapılaşmaya göre daha ekonomik olduğunu belirterek konut fiyatlarının bu şekilde düşürülebileceğini ifade ediyor.
Zürihli seçmenler sandıkta her iki imar tasarısını da ayrı ayrı kabul etme veya reddetme hakkına sahip. Her iki tasarının birden kabul edilmesi ihtimaline karşı, hangi seçeneğin nihai olarak yürürlüğe gireceğini belirlemek üzere oy pusulasında bir de tercih sorusu yer alıyor. Söz konusu oylama süreci, belediye meclisinin 42 üyesinin parlamento referandumu talebinde bulunmasının ardından hayata geçirildi.