Kazada ağır hasar alan Tuğberk İmamoğlu gemisi yaklaşık 11 dakika içerisinde sulara gömüldü. Geminin kaptanı dahil tamamı Türk vatandaşı olan 10 kişilik mürettebattan henüz haber alınamadı.
Arama çalışmalarında gemiye ait can salı, filika ve çeşitli parçalar bulundu. Ancak bulunan can kurtarma araçlarının içinde kimsenin olmadığı açıklandı. Son açıklamalara göre aramalara 12 deniz aracı ile iki helikopter katılıyor. Associated Press’in aktardığı son durum
İlk belirlemelere göre kaza, 2 Eylül 2026 tarihinde saat 03.15 sıralarında Silivri’nin yaklaşık 32 kilometre açığında yaşandı.
İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye giden Tuğberk İmamoğlu gemisi ile Kocaeli’den İzmir’in Aliağa ilçesine seyreden ALSU tankeri, Marmara Denizi’ndeki Trafik Ayrım Düzeni içerisinde çarpıştı.
Çarpışmanın ardından Tuğberk İmamoğlu gemisinden saat 03.26’da COSPAS-SARSAT sistemi üzerinden acil durum sinyali alındı.
ALSU tankerinin kaptanının ise saat 03.41’de Gemi Trafik Hizmetleri Merkeziyle iletişim kurarak kazayı bildirdiği açıklandı.
İlk arama kurtarma unsurunun olay yerine saat 04.10 sıralarında ulaştığı belirtildi.
Yaklaşık 90 metre uzunluğundaki Tuğberk İmamoğlu kuru yük gemisinin 4 bin 199 ton rulo sac taşıdığı bildirildi.
Yaklaşık 91 metre uzunluğundaki ALSU isimli petrol ve kimyasal ürün tankerinde ise 2 bin 999 ton motor yağı bulunduğu açıklandı.
Tuğberk İmamoğlu’nun çarpışmanın ardından battığı, ALSU’nun ise sınırlı hasarla su üzerinde kaldığı belirtildi. Tankerdeki mürettebatın durumuna ilişkin olumsuz bir açıklama yapılmadı.
Yetkililer tarafından denize motor yağı sızdığına veya kazanın çevre kirliliğine yol açtığına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
Resmî açıklamalara göre kuru yük gemisi, ilk acil durum sinyalinin alınmasından yaklaşık 11 dakika sonra tamamen battı.
Denizcilik uzmanları, geminin bu kadar kısa sürede batmasının çarpışmanın gerçekleştiği nokta, açılan yarığın büyüklüğü, içeri giren suyun miktarı ve taşınan yükün hareket etmesiyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
ALSU’nun güçlü baş kısmının Tuğberk İmamoğlu’nun bordasına, yani yan bölümüne çarptığı üzerinde duruluyor. Denizcilikte “T tipi çarpışma” olarak tanımlanan bu tür kazalarda, bir geminin güçlendirilmiş baş bölümü diğer geminin daha zayıf olan yan tarafında büyük bir yarık açabiliyor.
Bu durum çarpan gemide sınırlı hasar oluşurken diğer geminin kısa sürede ağır hasar almasını açıklayabilir. Ancak kazanın kesin oluş biçimi teknik incelemeler sonucunda belirlenecek.
Tuğberk İmamoğlu gemisindeki 4 bin 199 tonluk rulo sac yükünün de kazanın sonuçları üzerinde etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Rulo saclar son derece ağır yükler oldukları için gemi içerisinde özel takozlar, çelik bağlantılar ve sabitleme sistemleriyle güvence altına alınıyor. Çarpışmanın şiddeti nedeniyle bağlantıların kopması durumunda yükün bir tarafa kayması, geminin hızla yan yatmasına neden olabiliyor.
Gemi sahibi İmamoğlu Denizcilik ise yükün kurallara uygun biçimde sabitlendiğini açıkladı. Yükün gerçekten hareket edip etmediği, gemi enkazında yapılacak incelemelerin ardından kesinlik kazanacak.
Kazanın gece saatlerinde gerçekleşmesi ve geminin yalnızca 11 dakika içerisinde batması, mürettebatın tahliye için yeterli zaman bulamamış olabileceği ihtimalini güçlendirdi.
Çarpışmanın ardından geminin hızla yan yatması, can filikalarının indirilmesini ve can sallarının kullanılmasını zorlaştırmış olabilir.
Denizde boş halde bulunan can kurtarma araçlarının mürettebat tarafından suya indirildiği henüz doğrulanmadı. Bu araçların bir bölümü, gemi battığında belirli bir derinliğe ulaştıktan sonra hidrostatik sistemleri sayesinde otomatik olarak serbest kalabiliyor.
Bu nedenle boş can salı veya filika bulunması, mürettebatın araçlara ulaşarak gemiyi terk ettiği anlamına gelmiyor.
Kamuoyuna yansıyan ve henüz bağımsız olarak doğrulanmayan bir telsiz kaydında, iki geminin kaptanlarının çarpışmadan kısa süre önce iletişim kurduğu ileri sürüldü.
Kayıtta Tuğberk İmamoğlu gemisinden ALSU tankerine “iskeleye kır” yönünde uyarı yapıldığı, tankerden de “tamamdır” yanıtının verildiği iddia edildi.
Söz konusu kaydın gerçekliği, konuşmaların tam içeriği ve kaptanların kazayı önlemek için hangi manevraları yaptığı soruşturma kapsamında incelenecek.
Gemilerin seyir kayıt cihazları, radar görüntüleri, telsiz konuşmaları, otomatik tanımlama sistemi verileri ve makine kayıtları kazanın aydınlatılmasında belirleyici olacak.
Kaza, Marmara Denizi’ndeki gemi trafiğinin düzenlenmesi amacıyla oluşturulan Trafik Ayrım Düzeni içerisinde meydana geldi.
Bu sistem, denizde fiziksel olarak görünmeyen ancak elektronik haritalar üzerinde belirlenen şeritlerden oluşuyor. Karayolundaki gidiş ve geliş yollarına benzer biçimde çalışan sistem sayesinde gemilerin karşılıklı veya kesişen rotalarda güvenli şekilde ilerlemesi amaçlanıyor.
Açık kaynaklara yansıyan rota kayıtlarında Tuğberk İmamoğlu’nun trafik şeridi içerisinde seyrettiği, ALSU’nun ise farklı bir açıdan bu hatta katıldığı görülüyor.
Uluslararası Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğü’ne göre trafik şeridine giren veya şeritten çıkan gemilerin mümkün olan en düşük açıyla hareket etmesi, şeridi geçecek gemilerin ise trafiği mümkün olduğunca dik açıyla kesmesi gerekiyor.
Ancak kazada hangi geminin geçiş üstünlüğüne sahip olduğu ve kurallara aykırı bir manevra yapılıp yapılmadığı, gemilerin kesin konumları ve rotaları incelendikten sonra belirlenecek.
Tuğberk İmamoğlu gemisinin bağlı bulunduğu İmamoğlu Denizcilik, kazanın ardından yaptığı açıklamada sorumluluğun ALSU tankerinde olduğunu öne sürdü.
Şirket, gemilerinin belirlenen trafik şeridinde seyrettiğini, teknik bir arızasının bulunmadığını ve gerekli sertifikalarının geçerli olduğunu savundu.
Tuğberk İmamoğlu’nun kaptanının, ALSU’nun kendi seyir hattına girdiğini görerek tankeri önceden uyardığı da iddia edildi.
Şirketin açıklamasındaki suçlamalar henüz resmî makamlar tarafından doğrulanmadı. ALSU’nun sahibi veya işletmecisinden iddialara ilişkin ilk saatlerde ayrıntılı bir karşı açıklama gelmedi. İmamoğlu Denizcilik tarafından yapılan açıklama
Kazanın saat 03.15 sıralarında meydana geldiği, Tuğberk İmamoğlu’ndan saat 03.26’da otomatik acil durum sinyali alındığı ve ALSU kaptanının saat 03.41’de yetkililerle iletişime geçtiği açıklandı.
Buna göre çarpışma ile tanker kaptanının doğrudan bildirimde bulunması arasında yaklaşık 26 dakika bulunuyor.
Bu süre içerisinde gemiler arasında yeniden iletişim kurulup kurulmadığı, ALSU mürettebatının hangi işlemleri yaptığı ve yardım çağrısının neden daha erken iletilmediği soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Bununla birlikte acil durum sisteminin kazadan 11 dakika sonra otomatik sinyal gönderdiği de dikkate alınıyor.
1990 yılında inşa edilen Tuğberk İmamoğlu’nun tek ambarlı bir kuru yük gemisi olduğu bildirildi.
Uzmanlara göre tek ve geniş ambarlı gemilerde bordadan içeri yüksek miktarda su girmesi, geminin dengesini kısa süre içerisinde bozabiliyor.
Geminin yeni nesil hasarlı denge standartlarının yaygın olarak uygulanmaya başlanmasından önce inşa edilmiş olması da teknik soruşturma kapsamında değerlendirilecek.
Bununla birlikte bir geminin eski olması tek başına denize elverişsiz olduğu anlamına gelmiyor. Bakımların düzenli yapılması, sınıflandırma kontrolleri ve geçerli sertifikalar geminin faaliyetlerini sürdürebilmesine imkân sağlıyor.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, kazanın ardından soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında gemilerin seyir rotaları, kaptanların manevraları, telsiz görüşmeleri, teknik yeterlilikleri, yüklerin sabitlenme biçimi ve kazanın bildirilme süresi incelenecek.
Arama kurtarma ekipleri bir yandan kayıp mürettebata ulaşmaya çalışırken diğer yandan geminin battığı bölgede sonar ve su altı görüntüleme çalışmalarının yapılması bekleniyor. Anadolu Ajansının soruşturmaya ilişkin haberi
Hava ve deniz araçlarının katıldığı aramalarda bölge genişletilerek taranıyor. Akıntı ve rüzgârın sürüklenme yönü hesaplanarak deniz yüzeyinde ve kıyıya yakın alanlarda çalışma yürütülüyor.
2 Eylül 2026 akşamı itibarıyla kayıp 10 denizciden herhangi birine ulaşıldığına ilişkin resmî bir açıklama yapılmadı.
Kazanın nedeni ve sorumlu taraf hakkında kesin bir değerlendirme bulunmuyor. Resmî sonuç; gemilerin elektronik kayıtları, bilirkişi raporları, enkaz incelemesi ve adli soruşturma tamamlandıktan sonra ortaya çıkacak.