Pusula Swiss
asdads
Hülya
Kurt
<p>Hülya Kurt, kariyer koçu ve mentor olarak bireylerin profesyonel gelişimini destekler. Kariyer stratejileri, etkili iletişim ve liderlik alanlarında danışmanlık sunarak, danışanlarının potansiyellerini en üst seviyeye çıkarmayı hedefler. İlham verici konuşmacı ve yazardır, OWIT başkanlığını yürütmektedir. Tecrübesi ve rehberliğiyle, iş hayatında güvenle ilerlemek isteyenler için güçlü bir kaynaktır.</p>
İşteki isteksizliği yenmek
İşteki isteksizliği yenmek
Kariyer yolculuğunuzda, özellikle pazartesi sabahları işe giderek karşılaştığınız o eski heyecan ve coşkunun yerini alan o sessiz tükenmişlik hissi, birçok profesyonelin zaman zaman deneyimlediği bir durumdur. Ancak bu durumun, işinizi hemen bırakmanız gerektiği anlamına gelmediğini bilmek önemlidir.

Çoğu zaman bu his, kendinizle yeniden bağ kurmanız, çalışma şeklinizi yeniden tasarlamanız veya kariyerinizin bu aşamasında gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu netleştirmeniz gerektiğinin bir işaretidir. Kariyerin en büyük mitlerinden biri, doğru mesleği bulduktan sonra sonsuza kadar aynı tutkuyu hissetmek gerektiği yönündedir; oysa bizler değişiyoruz, önceliklerimiz ve başarı tanımlarımız zamanla evriliyor. Bu nedenle, mevcut rolünüzün 32 yaşında sizi nasıl tatmin ettiyse, 42 veya 52 yaşında da aynı şekilde tatmin etmesini beklemek gerçekçi değildir.

Öncelikle tutkuyu geri kazanmak için zorlamayı bırakın. İşinizdeki ilgi kaybının kaynağının gerçekten ne olduğunu anlamadan CV güncellemek veya şirketi değiştirmek, sorunu çözmez; sadece tükenmiş olduğunuz hali yeni bir ofise taşımanız anlamına gelebilir. Önemli olan, yorgunluğun mu yoksa uyumsuzluğun mu söz konusu olduğunu ayırt etmektir. Bazen sadece dinlenmeye, bazen ise yeniden icat etmeye ihtiyacınız vardır. Bu noktada kendinize sormanız gereken sorular, neyden yorulduğunuzu ve hangi iş parçalarının hala size enerji verdiğini netleştirmenizi sağlar. Merak, tutkudan önce geri gelebilir; bu yüzden işinize karşı tekrar merak duymak için neyin değişmesi gerektiğini sorgulamak, ilk adım olmalıdır.

Kariyerinizde "kazanmak"tan önce "sürüklemek" (drive) gerekir. Sadece anlamlı işe, enerjiye ve o mükemmel pazartesi hissinin peşinden koşmak yerine, önce sahiplenmeyi ve etki alanınızda neler yapabileceğinizi sorgulamayı öğrenmelisiniz. Şirket stratejisi veya yöneticinizin kişiliği gibi dış faktörler üzerinde kontrolünüz olmayabilir, ancak farklı bir projeye gönüllü olmak, birini mentore almak veya yeni beceriler öğrenmek gibi küçük adımlarla hareketi başlatabilirsiniz. Durmak, hayal kırıklığını besler; hareket ise umudu canlı tutar. İş değiştirmeden önce, gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu araştırmadan karar vermek, yanlış sorunu çözmek demektir. Belki daha fazla para, belki de otonomi veya yaratıcılık arıyorsunuzdur. Bu yüzden iki hafta boyunca enerji durumunuzu takip edin; hangi konuşmaların sizi uyardığını ve hangi görevlerin zamanın nasıl geçtiğini fark etmediğinizi not edin.

Son olarak, iş unvanınızın arkasındaki insanı yeniden keşfedin. Kariyer basamakları yerine bir "kariyer portföyü" oluşturma düşüncesi, modern dünyada daha anlamlı bir yaklaşım sunar. Mevcut işinizden çıkarmak istediğiniz tek şey tutku değilse, bu rol size yeni yetenekler, ağlar veya deneyimler kazandırabilir. Tüm beklentileri tek bir işin üzerine yüklemek yerine, işin dışında da ilgi alanlarınız ve yaratıcılığınız olan bir hayat sürmek, işe olan bakış açınızı daha sağlıklı hale getirebilir. Kariyeriniz size ait; işveren sadece işi sağlar, kariyeri ise siz şekillendirirsiniz. Bu süreçte aceleci kararlar vermek yerine, hislerinizin size ne söylemek istediğini anlamaya çalışın; çünkü netlik, eylemden önce gelir.



Paylaş


Yazıları