Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis'i temsil eden Fasel, Avrupa ile Rusya arasındaki gerilimin tırmandığını belirterek, Rusya'nın sadece Ukrayna'ya karşı savaşı tırmandırmakla kalmayıp diğer Avrupa ülkelerine yönelik melez bir savaş yürüttüğünü ifade etti.
Fasel, AB toplantısında Rusya'nın Avrupa ülkelerini bölme çabalarına karşı ortak bir uzlaşı olduğunu vurguladı. İsviçre'nin Rusya'ya yönelik şimdiye kadar yürürlüğe giren 20 yaptırım paketini de üstlendiğini hatırlatan başdiplomat, halihazırda gündemde olan 21. paketi ve gelecekte gelebilecek 22. yaptırım paketini de kabul edeceklerini dile getirdi. Ülkesinin küresel güçler karşısında kendi hareket alanını korumak istediğini belirten diplomat, dış politikada kendi pusulalarını takip edeceklerini aktardı.
Avrupa Birliği ile ilişkiler konusuna da değinen Fasel, yeni anlaşma paketiyle Avrupa pazarına erişimin güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti. Egemenliğin, hareket alanını korumak ve bunu değerlendirmek anlamına geldiğini savunan diplomat, dinamik hukuk uyumunun otomatik olmadığını, İsviçre'nin yeni AB yasalarını kendi siyasi süreçlerine göre devralıp devralmayacağına kendisinin karar vereceğini belirtti. Ret durumunda ise dengeleri korumak adına telafi edici önlemlerin devreye gireceğini sözlerine ekledi.
Amerika Birleşik Devletleri ile ticari ilişkilere de değinen Fasel, Trump yönetimi altında ABD'nin İsviçre'ye yönelik gümrük vergisi politikalarının ekonomik açıdan zararlı olduğunu kaydetti. Buna rağmen gümrük vergilerini yüzde 15 ile sınırlayan istikrarlı bir çözüm üzerinde uzlaştıklarını açıklayan Fasel, bu anlaşmayı yasal olarak bağlayıcı bir sözleşmeye dönüştürmek için müzakerelerin sürdüğünü ifade etti.