28 Ağustos Cuma sabahı İsviçre'ye ulaşan güçlü fırtına sistemi kısa sürede ülkenin geniş bir bölümünü etkisi altına aldı.
Fırtına önce Batı ve Kuzeybatı İsviçre'de etkili oldu, ardından Seeland üzerinden Aargau ve Zürih bölgesine, daha sonra Schaffhausen ve Bodensee yönüne ilerledi.
En güçlü fırtına hücresi özellikle bu hat üzerinde büyük dolu taneleri, şiddetli yağış ve kuvvetli rüzgâra neden oldu.
Meteorologların değerlendirmesine göre olay sıradan bir yaz fırtınasının oldukça ötesindeydi.
Fırtınanın en dikkat çekici özelliği dolunun büyüklüğü oldu.
Bazı bölgelerde dolu tanelerinin çapı yaklaşık 6 santimetreye ulaştı.
Bu büyüklükteki dolu taneleri araçların kaporta ve camlarında, çatı pencerelerinde ve binalarda ciddi hasara yol açabilecek güçte.
Özellikle Zürih Kantonu'nun bazı bölgelerinde dolu nedeniyle çok sayıda araç ve bina zarar gördü.
Neftenbach'taki bir okulda ise dolu sırasında 40'a yakın kişi yaralandı. Yaralananların önemli bölümünü çocuklar oluşturdu.
SRF Meteo'nun olayın ardından yaptığı değerlendirmedeki en dikkat çekici nokta, dolunun istatistiksel olarak ne kadar sıra dışı olduğuydu.
Uzmanlara göre yaklaşık 6 santimetre büyüklüğündeki dolunun belirli bir noktaya düşmesi, ortalama olarak 30 ila 50 yılda bir beklenebilecek bir olay.
Ancak bu ifade İsviçre'nin herhangi bir yerinde 30–50 yılda yalnızca bir kez böyle dolu görüleceği anlamına gelmiyor.
Değerlendirme belirli bir coğrafi nokta için hesaplanan tekrar süresini ifade ediyor. İsviçre'nin başka bir bölgesinde benzer büyüklükte dolu daha kısa süre içerisinde yeniden görülebilir.
Bu ayrım, “30–50 yılda bir” ifadesinin doğru anlaşılması açısından önemli.
Fırtınanın gücünü gösteren bir başka veri ise rüzgâr hızı oldu.
Schaffhausen bölgesinde rüzgârın saatte 142 kilometreye ulaştığı ölçüldü.
Bu hız, ağaçların devrilmesine, çatılarda hasara ve araçların kontrolünü kaybetmesine neden olabilecek seviyede.
Nitekim Aargau'da fırtına sırasında yüksek gerilim direkleri devrildi.
A1 otoyolunda ise kuvvetli rüzgâr bir kamyonu yana yatırdı. Kamyon yanındaki hafif ticari aracın üzerine düştü. Olayda sürücülerin yaralanmaması büyük şans olarak değerlendirildi.
Fırtına sırasında İsviçre genelinde yoğun elektriksel aktivite de yaşandı.
Meteorolojik ölçümlere göre yaklaşık 46 bin yıldırım kaydedildi.
Yıldırım aktivitesi özellikle Zürih Havalimanı'nda operasyonları etkiledi.
Çalışanların güvenliği nedeniyle apron faaliyetleri geçici olarak durduruldu. Bunun sonucunda uçaklara bagaj yükleme, boşaltma, yakıt ikmali ve diğer yer hizmetleri aksadı.
Gün içerisinde onlarca uçuş iptal edilirken binlerce yolcu etkilendi.
Meteorologlara göre olayın arkasında atmosferde bir araya gelen birkaç güçlü etken bulunuyordu.
Sıcak ve nemli hava ile yaklaşan daha soğuk hava kütlesinin karşılaşması atmosferde büyük bir enerji oluşturdu.
Güçlü yükselici hava hareketleri, dolu tanelerinin fırtına bulutu içerisinde uzun süre kalmasına ve giderek büyümesine imkan sağladı.
Rüzgârın farklı yüksekliklerde yön ve hız değiştirmesi de güçlü ve organize fırtına hücrelerinin oluşmasına katkıda bulundu.
Bu koşullar bir araya geldiğinde büyük dolu, çok kuvvetli rüzgâr ve yoğun yıldırım üretebilen fırtınalar ortaya çıkabiliyor.
Cuma günkü fırtına yalnızca meteorolojik açıdan sıra dışı değildi; günlük yaşam üzerinde de ciddi sonuçlara yol açtı.
Zürih Kantonu'nda 40'tan fazla kişi yaralandı.
Solothurn'da devrilen bir ağacın altında kalan 42 yaşındaki bir kadın ağır yaralandı.
Aargau'da elektrik altyapısı zarar gördü ve çok sayıda belediyede elektrik kesintileri yaşandı.
Zürih Havalimanı'nda uçuşlar iptal edildi ve binlerce yolcunun seyahat planı etkilendi.
Demiryolu ve karayolu ulaşımında da çeşitli aksaklıklar meydana geldi.
Cuma günü yaşanan fırtına İsviçre'de bu yaz görülen sıra dışı hava olaylarının son örneklerinden biri oldu.
Ülke bir taraftan uzun süren sıcaklık ve kuraklıkla mücadele ederken diğer taraftan kısa süre içerisinde büyük hasar oluşturabilen şiddetli fırtınalarla karşı karşıya kalıyor.
Meteorologlar tek bir fırtınayı doğrudan iklim değişikliğine bağlamanın doğru olmadığını vurguluyor. Bununla birlikte daha sıcak bir atmosferin daha fazla nem taşıyabilmesi, bazı şiddetli yağış olaylarının yoğunluğunu artırabilecek faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.
Cuma günkü olayın ardından uzmanların özellikle 6 santimetrelik dolu için yaptığı “aynı noktada 30–50 yılda bir” değerlendirmesi, fırtınanın ne kadar sıra dışı olduğunu ortaya koyuyor.