'Abstimmungs-Arena' programında karşı karşıya gelen taraflar, ülkenin gıda güvenliğini ve tarımsal dönüşümünü masaya yatırdı. Parlamento üyelerinin hiçbirinin desteklemediği bu halk girişimi, ülkedeki net kendi kendine yetebilirlik oranını 10 yıl içinde yüzde 70'e çıkarmayı amaçlıyor. Şu anda İsviçre'nin brüt kendi kendine yetme oranı yüzde 50, net oranı ise yüzde 42,5 seviyesinde bulunuyor.
Girişimin öncüsü Franziska Herren, mevcut durumun güvenlik açısından risk taşıdığını belirterek, hükümetin kriz anlarında halkı bir yıl boyunca besleme yükümlülüğü olduğunu hatırlattı. Agronomist Regula Züger ise mevcut devlet desteklerinin hayvansal ürünleri kayırdığını ve ekilebilir arazilerin yüzde 60'ının hayvan yemi için kullanıldığını ifade ederek, bu alanların bitkisel üretime ayrılması gerektiğini savundu. Su araştırmacısı Klaus Lanz da aşırı hayvancılığın içme suyuna zarar verdiğini ve yeni bir su yönetimine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Diğer taraftan, Federal Başkan Guy Parmelin ve tarım sektörü temsilcileri girişimi gerçek dışı buluyor. Parmelin, İsviçre'nin coğrafi sınırları nedeniyle her yerde tarım yapılamayacağını söyledi. Çiftçiler Birliği Başkanı Markus Ritter ise yüzde 70 oranına en son İkinci Dünya Savaşı döneminde ulaşıldığını, o dönemde nüfusun daha az ve tarım arazilerinin çok daha fazla olduğunu belirterek hedefin ütopik olduğunu dile getirdi. Sosyal demokrat Senatör Franziska Roth ise girişimin iyi niyetli ancak uygulanamaz olduğunu ve dar gelirlilerin hayvansal gıdaya erişimini zorlaştırarak sosyal adaletsizliğe yol açabileceğini ifade etti.