Son rakamlar, bazı şirketlerin yalnızca birkaç ay içerisinde geçen yılın tamamına yaklaşan kazançlar elde ettiğini gösteriyor.
İsviçre'nin dünya hammadde ticaretindeki rolü oldukça büyük.
Özellikle Cenevre ve Zug, dünyanın önde gelen petrol ve hammadde ticareti merkezleri arasında.
SRF ve RTS'nin aktardığı verilere göre Mercuria, yalnızca altı ay içerisinde yaklaşık 900 milyon frank net kâr elde etti.
Trafigura'nın aynı dönemdeki sonucu ise yaklaşık 3,3 milyar frank oldu.
Gunvor ise sadece üç ay içerisinde önceki mali yılın tamamındaki kazancına yaklaşan bir sonuç elde etti.
Bu şirketlerin İsviçre'de merkezlerinin bulunması nedeniyle kârlarının bir bölümü şirket vergileri yoluyla kamuya aktarılıyor.
Ancak burada önemli bir nokta var: Federal Vergi İdaresi sektör bazında ne kadar vergi toplandığını ayrı olarak açıklayamıyor.
Bu nedenle SRF/RTS'nin verdiği şirket bazlı vergi tutarları resmî tahsilat rakamları değil, bir vergi uzmanıyla yapılan hesaplamalara dayanıyor.
Haberin belki de en çarpıcı tarafı burada.
Federal Maliye Departmanı başlangıçta bütçe açığı beklerken artık mali fazla öngörüyor.
Petrol ve hammadde şirketlerinin olağanüstü kazançları bu değişimde rol oynayan gelir unsurlarından biri.
Daha önce federal tahminlerde de Cenevre'deki hammadde ticaretinden 2028'e kadar yüz milyonlarca franklık ek vergi geliri bekleniyordu.
Ekonomik açıdan yüksek şirket kârları devlet gelirlerini artırıyor.
Ancak bu durum siyasi ve etik bir tartışmayı da beraberinde getiriyor: Kazançların önemli bölümü savaş, jeopolitik belirsizlik ve yükselen enerji fiyatlarının yarattığı piyasa hareketlerinden kaynaklanıyor.
Dolayısıyla İsviçre açısından tablo iki yönlü: Petrol fiyatlarındaki yükseliş tüketiciler ve şirketler için maliyet oluştururken, İsviçre merkezli küresel petrol tüccarlarının artan kârları kamuya daha fazla vergi geliri sağlayabiliyor.