
Rekor sıcaklar, rekor uçuşlar
2026 yazı, İsviçre'nin son yıllardaki en sıcak yazlarından biri olarak kayıtlara geçerken, hava yolu ulaşımında da rekor seviyelere ulaşıldı.
Zürih Havalimanı'ndaki yolcu sayısı pandemi sonrası hızla artarak 32,6 milyon seviyesine ulaştı. Buna rağmen toplumun büyük bölümü iklim değişikliğiyle mücadeleyi desteklediğini ifade ediyor.
Uzmanlar: İnsanlar bildiğini her zaman uygulamıyor
Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nden (ZHAW) çevre psikoloğu Catherine Hartmann, bu durumu "bilgi-davranış açığı" olarak tanımlıyor.
Hartmann'a göre insanlar, uçmanın çevreye zarar verdiğini bilmelerine rağmen iş, tatil veya aile ziyaretleri gibi kişisel öncelikleri daha önemli görüyor. Ayrıca tek başına uçmaktan vazgeçmenin iklim üzerinde anlamlı bir fark yaratmayacağını düşünmeleri de davranışlarını değiştirmelerini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, çevredeki insanların da sık uçuyor olmasının bu psikolojik rahatlamayı daha da güçlendirdiğini belirtiyor.
Uçak hâlâ daha hızlı ve çoğu zaman daha ucuz
Araştırmaya göre uçak yolculuğunun tercih edilmesindeki en önemli nedenlerden biri de ekonomik avantajlar.
Birçok hatta uçak, hem tren yolculuğundan daha kısa sürüyor hem de daha uygun fiyatlı olabiliyor. Kolay rezervasyon imkânı da hava yolunu cazip hale getiren faktörler arasında gösteriliyor.
Siyasi tartışma yeniden alevlendi
İsviçre'de hava yolu ulaşımının ülkenin sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 12'sinden sorumlu olduğu belirtilirken, bu oran atmosfere olan dolaylı etkiler de hesaba katıldığında daha yüksek olabiliyor.
Yeşiller Partisi Başkanı Lisa Mazzone, Federal Hükümet'in iklim krizine karşı yeterince kararlı adımlar atmadığını savundu. Mazzone, demiryolu yatırımlarında tasarrufa gidilirken uluslararası uçuşlarda kerosen vergisi veya uluslararası uçak biletlerine KDV uygulanmamasını dolaylı teşvik olarak değerlendirdi.
Yeşiller, uçak biletlerinden çevre katkı payı alınmasını öngören yeni bir halk girişimi için imza toplamayı sürdürüyor.
Muhalefet: Uçmak birçok aile için zorunluluk
FDP Milletvekili Christian Wasserfallen ise yeni bir uçuş vergisine karşı çıkıyor.
Wasserfallen, İsviçre'de yaşayan birçok kişinin ailesinin yurt dışında bulunduğunu ve bu nedenle uçak yolculuğunun bir lüks değil, zorunlu ihtiyaç olduğunu belirtti. Ayrıca benzer bir uçak bileti vergisinin daha önce halk oylamasında reddedildiğini hatırlattı.
İsviçre'de iklim değişikliğiyle mücadele konusunda toplumsal destek yüksek olsa da, artan yolcu sayıları vatandaşların seyahat alışkanlıklarını değiştirmekte hâlâ isteksiz olduğunu gösteriyor.














