
Almanya'da radikal sağcı AfD partisinden tarihi seçim zaferi
Ancak AfD, eyalette tek başına hükümet kurabilmek için gerekli olan salt çoğunluğa ulaşamadı.
Eyalet meclisindeki 83 sandalyeden 39'unu kazanan AfD'nin iktidarı devralabilmesi için en az 42 sandalyeye sahip olması gerekiyor. Elde edilen bu tarihi sonucun ardından partinin eş başkanı Alice Weidel, halktan net bir yönetim yetkisi aldıklarını belirtti. Weidel, tek başına çoğunluk sağlanamamış olsa bile kurulabilecek bir azınlık hükümetine destek verecek eyalet milletvekillerine ulaşabileceklerini ifade etti. Partinin başbakan adayı Ulrich Siegmund'un göreve gelebilmesi için diğer partilerden yeterli sayıda milletvekilinin oylamada çekimser kalması yeterli olacak.
Bu gelişme, Almanya'daki diğer siyasi oluşumların aşırı sağa karşı uzun süredir uyguladığı 'güvenlik duvarı' politikasını da derinlemesine sarsıyor. Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) başta olmak üzere, merkez partilerin AfD'yi siyaseten dışlama stratejisinin artık işe yaramadığı görüşü ağırlık kazanıyor. CDU içinde, özellikle Doğu Almanya bölgesindeki bazı milletvekilleri, bu dışlama politikasının seçmenleri partiden uzaklaştırdığını savunarak tutum değişikliği talep ediyor.
Diğer yandan, CDU'nun güvenlik duvarı politikasını korumak amacıyla Yeşiller, Sosyal Demokratlar, eski Komünistler ve radikal sol unsurlarla bir araya gelerek AfD karşıtı bir eyalet hükümeti kurma ihtimali de masada bulunuyor. Öte yandan, Saksonya-Anhalt Anayasa Koruma Teşkilatı tarafından daha önce 'kesinleşmiş aşırı sağcı örgüt' olarak sınıflandırılan AfD'nin gelecekte nasıl bir koalisyon veya yönetim formülüyle karşılaşacağı ise Alman siyasetinin en önemli gündem maddesi haline geldi.















































































































