
Çin otomobilleri konusunda Türkiye aleyhine önemli karar
Davanın geçmişi 2024 yılına uzanıyor.
Çin, Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli otomobillere uyguladığı ek gümrük vergileri ile araç ithalatında getirdiği ek şartların ayrımcı olduğunu savunarak 8 Ekim 2024’te Dünya Ticaret Örgütü’ne başvurdu.
Taraflar arasındaki görüşmelerden sonuç alınamayınca Çin Ocak 2025’te panel kurulmasını talep etti ve DTÖ Uyuşmazlıkların Halli Organı 24 Şubat 2025’te paneli oluşturdu.
Uzun süren incelemenin ardından 122 sayfalık panel raporu 28 Temmuz 2026’da yayımlandı.
Elektrikli otomobillerde Türkiye’nin uygulaması kurallara aykırı bulundu
Panelin en önemli tespiti elektrikli otomobillere uygulanan ek vergilerle ilgili.
DTÖ, Türkiye’nin Çin menşeli elektrikli araçlara uyguladığı ilave vergilerin Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü nezdinde taahhüt ettiği gümrük vergisi sınırlarını aştığı sonucuna vardı.
Belirli hibrit otomobiller açısından da benzer ihlaller tespit edildi.
Türkiye söz konusu uygulamaları savunurken insan, hayvan ve bitki sağlığının korunması ile doğal kaynakların korunması gibi gerekçeler ileri sürdü.
Ancak panel, Türkiye’nin bu vergilerin söz konusu amaçlar açısından gerekli olduğunu yeterli biçimde ortaya koyamadığı sonucuna vardı.
Servis ve ithalat şartları da mercek altına alındı
Dava yalnızca vergilerle sınırlı değildi.
Türkiye, belirli ülkelerden gelen elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların ithalatında yetkili servis ağı, Türkiye’de yerleşik temsilci, çağrı merkezi ve batarya sistemlerinin izlenmesine ilişkin çeşitli satış sonrası hizmet şartları getirmişti.
Bu şartların yerine getirilmesi ithalat izin belgesi açısından önem taşıyordu.
DTÖ paneli, bu sistemde incelenen beş satış sonrası hizmet şartının her birinin ve bunların ithalat izni üzerinden uygulanmasının Çin'den gelen araçlara Türkiye'deki benzer araçlara kıyasla daha olumsuz muamele oluşturduğu sonucuna vardı.
Türkiye, düzenlemelerin tüketicilerin korunması ve araçların teknik uygunluğunun sağlanması için gerekli olduğunu savundu.
Panel ise Türkiye’nin söz konusu şartlarla tüketici koruma ve tip onayı mevzuatı arasında gerekli hukuki bağlantıyı yeterince ortaya koyamadığına karar verdi.
Ancak Çin bütün başlıklarda haklı bulunmadı
Kararın önemli bir başka tarafı da bu.
Çin’in Türkiye’ye karşı ileri sürdüğü bütün iddialar kabul edilmedi.
Örneğin Çin, içten yanmalı motorlu otomobillere getirilen ek vergilerin de Türkiye’nin DTÖ yükümlülüklerine aykırı olduğunu savundu.
Panel, Çin’in bu konuda gerekli hukuki temeli ortaya koyamadığı sonucuna vardı.
Bazı hibrit araç kategorilerinde de Çin’in iddiaları kabul edilmedi.
Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması yaptığı ülkelerden gelen araçlara sağladığı vergi muafiyetleri konusunda da Çin tamamen haklı bulunmadı.
Panel, Türkiye’nin bölgesel veya serbest ticaret anlaşması yaptığı ülkeler için sağladığı avantajların büyük bölümünün DTÖ kuralları kapsamında gerekçelendirilebildiğini belirledi.
Buradaki istisnalardan biri Venezuela oldu.
Dolayısıyla kararın doğru ifadesi, Türkiye’nin davanın önemli başlıklarında haksız bulunduğu; ancak Çin’in bütün taleplerinin kabul edilmediği şeklinde.
Yavuzyılmaz: “Yıllık en az 100 milyon dolar”
Kararın yeniden Türkiye gündemine gelmesinin nedeni ise YENİ Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’ın yaptığı açıklama oldu.
Yavuzyılmaz, Türkiye’nin DTÖ’deki “Çin otomobilleri” davasını kaybettiğini belirterek hükümete sert eleştiriler yöneltti.
Yavuzyılmaz kendi yaptıkları hesaplamaya göre kararın Türkiye açısından yıllık en az 100 milyon dolar, güncel kurla yaklaşık 4,5 milyar liralık bir maliyet oluşturabileceğini ileri sürdü.
Ayrıca Ticaret Bakanlığı’na karar konusunda temyiz yoluna başvurması çağrısında bulundu.
Ancak burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
100 milyon dolarlık rakam DTÖ panelinin Türkiye hakkında verdiği bir tazminat kararı değil.
Bu rakam Yavuzyılmaz’ın açıkladığı bir maliyet tahmini.
DTÖ raporunda Türkiye’nin Çin’e şu aşamada 100 milyon dolar veya başka belirli bir tutarda tazminat ödemesine ilişkin hüküm bulunmuyor.
Türkiye hemen Çin’e para ödeyecek mi?
Hayır. Mevcut karar böyle bir sonuç doğurmuyor.
DTÖ panelinin temel tavsiyesi, Türkiye’nin kurallara aykırı bulunan uygulamalarını GATT kapsamındaki yükümlülükleriyle uyumlu hale getirmesi.
DTÖ uyuşmazlık sisteminde bir ülkenin uygulamasının kurallara aykırı bulunması, otomatik olarak geçmiş dönem zararlarının karşı tarafa nakit olarak ödenmesi anlamına gelmiyor.
Süreçte kararın kesinleşmesi, uygulanması ve gerekli görülürse taraflar arasında uyum sürecinin yürütülmesi gerekiyor.
Türkiye uygulamalarını kurallara uygun hale getirmezse ilerleyen aşamalarda Çin'in ticari karşı önlemler talep edebilmesi gündeme gelebilir.
Ancak bunun da ayrıca DTÖ prosedürlerinden geçmesi gerekiyor.
Bu nedenle bugün itibarıyla “Türkiye Çin’e 100 milyon dolar tazminat ödeyecek” demek doğru değil.
Türkiye otomobil politikasını değiştirmişti
Davanın bir başka dikkat çekici tarafı ise Türkiye’nin otomobil ithalat politikasının dava devam ederken değişmiş olması.
Türkiye daha sonra yalnızca Çin’e yönelik uygulama yerine, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin Serbest Ticaret Anlaşması bulunan ülkeleri dışarıda bırakan daha genel bir ithalat sistemi oluşturdu.
Yeni düzenlemelerde farklı motor tiplerine göre ek mali yükümlülükler getirildi.
Buna göre konvansiyonel ve bazı hibrit otomobiller, plug-in hibritler ve tamamen elektrikli otomobiller için farklı oran ve asgari dolar tutarları üzerinden ek mali yükümlülük uygulanmaya başlandı.
Ticaret Bakanlığı bu düzenlemelerin amacını yerli üretimi ve otomotiv sektöründeki istihdamı korumak olarak açıklıyor.
Dolayısıyla DTÖ kararının bundan sonraki süreçte Türkiye’nin mevcut otomobil ithalat rejimine nasıl yansıyacağı da yakından takip edilecek.
Karar Türkiye’de otomobil fiyatlarını düşürür mü?
Tüketici açısından en önemli soru ise bu.
DTÖ kararının açıklanmış olması Çin otomobillerindeki vergilerin hemen kaldırılacağı veya araç fiyatlarının kısa sürede düşeceği anlamına gelmiyor.
Çünkü Türkiye’nin otomobil ithalat sistemi dava sürecinde zaten önemli ölçüde değiştirildi.
Bundan sonraki aşamada Türkiye’nin DTÖ kararına karşı izleyeceği hukuki yol ve mevcut ithalat sisteminde yeni bir düzenlemeye gidip gitmeyeceği belirleyici olacak.
Ancak karar, Türkiye’nin otomotiv politikasında Çinli üreticilere yönelik uygulamaların uluslararası ticaret kuralları açısından sınırlarının yeniden değerlendirilmesine yol açabilecek önemli bir gelişme.
Özetle; Çin, Türkiye’ye karşı açtığı davanın önemli bölümlerinde haklı bulundu. Elektrikli ve belirli hibrit araçlara yönelik bazı ek vergiler ile ithalat izin şartları DTÖ kurallarına aykırı bulundu. Buna karşılık Çin bütün iddialarını kazanamadı ve Türkiye hakkında şu aşamada 100 milyon dolarlık bir tazminat kararı da verilmedi.
Şimdi gözler Türkiye’nin karara karşı atacağı hukuki adımlarda ve Ticaret Bakanlığı’nın otomobil ithalat rejiminde yeni bir değişikliğe gidip gitmeyeceğinde olacak.













































































































































