Özellikle park alanlarının bazı kentlerde bisiklet altyapısından daha fazla yer kaplaması ulaşım politikasındaki tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Ulaşım araçlarının ihtiyaç duyduğu alan karşılaştırıldığında fark daha belirgin hale geliyor.
SRF’nin aktardığı hesaplamalara göre yalnızca sürücünün bulunduğu bir otomobil, taşıdığı kişi başına bisiklet veya toplu taşımadaki bir yolcuya kıyasla 12 kattan fazla alan kullanabiliyor.
Bu durum özellikle nüfusu artan şehirlerde önemli.
Şehirlerin yüzölçümü büyümediği halde otomobil, bisiklet, tramvay, otobüs ve yayaların aynı alanı paylaşması gerekiyor.
Zürih dahil birçok İsviçre şehri önümüzdeki yıllarda kamusal alanın dağılımını değiştirmek istiyor.
Amaçlardan biri yürüyüş ve bisiklet altyapısını güçlendirmek ve bazı bölgelerde otomobillere ayrılan alanı azaltmak.
Ancak bu dönüşüm siyasi açıdan tartışmalı.
Otomobil kullanıcıları ve işletmeler park yerlerinin azaltılmasına tepki gösterebilirken bisiklet ve çevre örgütleri şehirlerde daha fazla alanın motorsuz ulaşıma ayrılmasını talep ediyor.
Dolayısıyla mesele yalnızca trafik değil, şehirlerde sınırlı kamusal alanın kimler arasında nasıl paylaşılacağı tartışmasına dönüşüyor.