
İsviçre’de ev sahibi olma oranı yüzde 35,7’ye geriledi
İsviçre zaten Avrupa’da ev sahipliği oranının düşük olduğu ülkelerden biri. Yeni federal rapor, bu sorunun özellikle genç aileler açısından daha belirgin hale geldiğini gösteriyor.
Raporda kullanılan “Wohneigentumsquote”, Türkçesiyle ev sahipliği oranı, kendi evinde veya dairesinde yaşayan hanelerin oranını ifade ediyor.
Bu oran 2024’te yüzde 35,7 seviyesinde kaldı.
Daha da dikkat çekici olan ise hükümetin kimlerin ev almakta en fazla zorlandığını açıkça belirtmesi.
Federal Konsey’e göre özellikle miras almayan veya ailesinden önceden miras payı alamayan genç aileler dezavantajlı durumda. Almancada buna “Erbvorbezug”, yani mirasın bir bölümünün kişi hayattayken önceden verilmesi deniliyor.
Sorunun temelinde yalnızca yüksek konut fiyatları yok.
Bankaların mortgage verirken uyguladığı öz sermaye ve finansal taşıma gücü şartları da birçok hanenin ev sahibi olmasını zorlaştırıyor.
Federal Konsey çeşitli destek modellerini inceledi ancak geniş kapsamlı yeni bir devlet teşvikine sıcak bakmıyor.
Çünkü devlet satın alacak kişiye daha fazla para veya finansman imkânı sağladığında piyasadaki talep artabilir. Satılık konut sayısı aynı hızda artmazsa sonuç daha yüksek fiyatlar olabilir.
Hükümet bu nedenle daha hedefli çözümlere yönelmek istiyor.
Özellikle kırsal bölgelerde mevcut ev sahipliği desteklerinin yeniden düzenlenmesi planlanıyor. Ayrıca aynı amaçla çalışan farklı federal destek mekanizmalarındaki mükerrer uygulamalar kaldırılacak.
Bir başka önemli değişiklik ise Eigenmietwert, yani kişinin kendi evinde oturmasına rağmen vergi hesabında varsayımsal kira geliri sayılan sistemin kaldırılması. Yeni vergilendirme sisteminin 2029 başında yürürlüğe girmesi planlanıyor.
Kısacası hükümet “ev sahibi olmak zorlaştı” tespitini yapıyor ancak çözümü herkese yeni satın alma yardımı vermekte görmüyor.
















































































































































