
Credit Suisse sonrası milyarlık UBS kavgasında karar çıkmadı
Federal Konsey, Credit Suisse krizindeki en büyük zayıflıklardan birinin yurtdışındaki iştiraklerin yeterli öz sermayeyle güvence altına alınmaması olduğu görüşünde.
Bu nedenle UBS gibi sistem açısından önemli bankaların yurtdışındaki iştiraklerinin gelecekte yüzde 100 “hartes Kernkapital”, yani sert çekirdek sermaye ile karşılanmasını istiyor.
Federal Konsey’in daha önceki hesabına göre bu model UBS açısından yaklaşık 9 milyar ABD doları ek sermaye ihtiyacı yaratabilir. UBS ise hükümetin modelinin uluslararası rakiplerine karşı bankayı dezavantajlı duruma getireceğini savunuyor.
Eyaletler Konseyi Ekonomi Komisyonu daha yumuşak bir model öneriyor. Buna göre yurtdışı iştiraklerinin yarısı sert çekirdek sermayeyle, diğer yarısı ise AT1 adı verilen ek sermaye araçlarıyla karşılanabilecek.
Tartışmanın temelinde şu soru var:
Bir başka büyük banka krizi yaşanırsa zararı banka hissedarları ve yatırımcılar mı karşılayacak, yoksa devlet yeniden müdahale etmek zorunda mı kalacak?
17 Eylül’deki uzun görüşmelere rağmen nihai karar verilmedi. SRF’nin Parlamento takibine göre dosya gelecek hafta yeniden ele alınacak.
Dolayısıyla UBS için yeni sermaye kuralları henüz kesinleşmiş değil.

















































































































































