
Son aylarda ABD'nin İsviçre ürünlerine uyguladığı vergi oranlarının yüzde 39'dan yüzde 15'e, ardından da yüzde 12,5'e kadar değişmesi, Washington'un ticaret politikasındaki belirsizliği bir kez daha gözler önüne serdi.
Federal Hükümet aylardır müzakere yürütüyor
İsviçre Federal Hükümeti, ABD ile imzalanması planlanan ticaret anlaşması kapsamında gümrük vergilerinin en fazla yüzde 15 seviyesinde sabitlenmesi için uzun süredir görüşmeler yürütüyor.
Geçtiğimiz cuma günü açıklanan yeni düzenlemeyle bazı İsviçre ürünleri için vergi oranı yüzde 12,5'e indirildi. Ancak bu uygulamanın kalıcı olup olmayacağı konusunda henüz net bir güvence bulunmuyor.
Siyasiler farklı düşünüyor
Ulusal Meclis'teki ekonomi politikalarıyla ilgilenen siyasetçiler ise izlenecek yol konusunda farklı görüşler dile getiriyor.
SVP'li Ulusal Meclis Üyesi Roland Rino Büchel, mevcut oranın kabul edilebilir olduğunu belirterek, asıl önemli olanın ABD ile bağlayıcı bir ticaret anlaşmasının imzalanması olduğunu söyledi.
Büchel'e göre özellikle tarım, makine sanayi ve yüksek teknoloji sektörlerinin çıkarlarının korunması büyük önem taşıyor.
"AB yüzde 10 aldı, biz de almalıyız"
Merkez Parti (Die Mitte) milletvekili ve Basel Ticaret Odası Başkanı Elisabeth Schneider-Schneiter ise yüzde 12,5'lik verginin yeterli olmadığını savunuyor.
Schneider-Schneiter, Avrupa Birliği'nin ABD ile yaptığı anlaşmada yüzde 10 seviyesinde gümrük vergisi elde ettiğini hatırlatarak, İsviçre şirketlerinin rekabet dezavantajı yaşamaması için Federal Hükümet'in müzakerelere devam etmesi gerektiğini ifade etti.
Yeşillerden hükümete eleştiri
Yeşiller Partisi milletvekili Gerhard Andrey ise yalnızca vergi oranlarını değil, hükümetin müzakere yöntemini de eleştirdi.
Andrey, ABD yönetiminin kararlarının sık sık değiştiğini belirterek, yalnızca yürütme organı tarafından sürdürülen görüşmeler yerine parlamentonun ve halkın da sürece daha fazla dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
Uzmanlar: Belirsizlik devam ediyor
Bern'deki siyasi gözlemcilere göre Federal Hükümet, mevcut yüzde 12,5'lik oranla kısa vadede yaşamayı kabul etmiş görünüyor.
Uzmanlar, ABD Başkanı'nın ticaret politikalarının sık sık değişmesi nedeniyle resmi bir ticaret anlaşmasının bile uzun vadeli istikrar sağlayacağının garanti olmadığını belirtiyor.
Bu nedenle İsviçre açısından en büyük sorun, vergi oranından çok ABD'nin öngörülemeyen ticaret politikası olarak görülüyor.
Sonuç olarak İsviçre ile ABD arasındaki ticaret görüşmelerinin nasıl sonuçlanacağı henüz belirsizliğini koruyor. Nihai kararın ise büyük ölçüde Washington'daki siyasi gelişmelere bağlı olacağı değerlendiriliyor.














