Federal Göç Sekreterliği (SEM), kimliği başka yollarla tespit edilemeyen sığınmacıların telefonlarındaki adresler, telefon numaraları, fotoğraflar ve navigasyon verilerini analiz edebilecek. Bu uygulama, başlangıçta Basel ve Chiasso'daki federal iltica merkezlerinde üç aylık bir deneme süreciyle başlatıldı.
Uygulamanın Detayları:
Diğer Ülkelerdeki Durum:
Almanya, Danimarka, Norveç, Avusturya, Hollanda ve Finlandiya gibi ülkeler de benzer uygulamaları hayata geçirdi. Almanya'da 2017'den beri yürürlükte olan yasa kapsamında, vakaların %2'sinde sığınmacıların beyanlarının yanlış olduğu, %34'ünde ise doğru olduğu tespit edildi; geri kalan vakalarda ise kayda değer bir bulguya rastlanmadı.
İsviçre Mülteci Yardımı Direktörü Miriam Behrens, bu uygulamanın orantısız, maliyetli ve özel hayata büyük bir müdahale olduğunu belirtti. Behrens, ceza hukukunda benzer bir veri incelemesi için ciddi bir suç ve şüphe gerektiğini vurgulayarak, iltica sürecinde böyle bir adımın gerekliliğini sorguladı.
İsviçre'nin yeni iltica yasası, sığınmacıların kimlik tespiti sürecinde cep telefonu verilerinin incelenmesini öngörüyor. Uygulama, güvenlik ve kimlik doğrulama açısından önemli görülse de, özel hayatın gizliliği ve orantılılık konusunda tartışmalara yol açıyor. Deneme sürecinin sonuçları ve kamuoyunun tepkileri, bu uygulamanın gelecekteki seyrini belirleyecek.