Bu ağır koşullar aile içi gerilimleri ve psikolojik baskıları da beraberinde getiriyor. Zor durumdaki üreticilere destek sağlayan yardım hattına gelen başvuruların henüz normal düzeyde seyrettiği, ancak bu durumun krizin hafif olmasından kaynaklanmadığı belirtiliyor.
Yardım hattının iletişiminden sorumlu uzman çiftçi Marie-Louise Koller, üreticilerin şu anda tamamen hayatta kalma ve günlük işleri sürdürme modunda olduğunu ifade ediyor. Çiftçilerin öncelikle hayvanlarını organize etmeye ve acil işleri tamamlamaya odaklandığını belirten Koller; borçlar, aşırı yorgunluk ve gelecek kaygılarının daha sonra hissedileceğini öngörüyor. Koller, ekonomik olarak zaten sınırda olan veya sağlık sorunları yaşayan işletmeler için bu yazın sonun başlangıcı olabileceğini ve yılın ilerleyen dönemlerinde yardım çağrılarının artacağını tahmin ediyor.
Bern Çiftçiler Birliği Başkanı Jürg Iseli de asıl zorlu dönemin kış aylarında kapıyı çalacağını savunuyor. En kötü senaryonun, yeni yılın başında saman depolarının ve yem balyalarının tamamen tükenmesiyle ortaya çıkacağını belirten Iseli, tüm kaynaklarını tüketen çiftçilerin pes etmek zorunda kalabileceğine işaret ediyor. Iseli ve Koller, iyi yapılandırılmış işletmelerin bu zorlu yılı atlatabileceğini, ancak halihazırda zorlanan birçok çiftliğin kapanmasıyla İsviçre tarımındaki yapısal değişimin hızlanacağını öngörüyor. Kapanan çiftliklerin arazilerinin ise diğer işletmeler tarafından hızla devralınması bekleniyor.