Meteo İsviçre verilerine göre, temmuz ayında yağış miktarı uzun yıllar ortalamasının ancak yüzde 30 ila 70'i arasında kaldı. Bu durum akarsuların su hacmini ciddi oranda azaltırken, evsel atık su miktarının değişmemesi, nehirlerdeki arıtılmış atık su oranının tehlikeli biçimde yükselmesine yol açtı. Uzmanlar, arıtılmış olsa dahi bu sularda hala belirli oranlarda kirletici ve besin maddeleri bulunduğunu belirtiyor.
Çevre uzmanlarına göre bu sorun ülke genelinde hissediliyor. Özellikle karlı dağlardan beslenmeyen küçük akarsularda durum oldukça ciddi boyutlara ulaştı. Bazı bölgelerde küçük derelerdeki suyun yüzde 80'e yakın kısmının arıtma tesislerinden gelen sulardan oluştuğu saptandı. Atık su oranının artması, sudaki kimyasal maddelerin yeterince seyrelmemesine ve ökotoksikolojik sınır değerlerin aşılmasına neden oluyor. Kantonal düzeyde yapılan analizlerde sınır değerlerin aşıldığı, düşük akış hızı ve yüksek sıcaklıklarla birleşen bu durumun alg patlamasına yol açarak su ekosistemine zarar verdiği tespit edildi.
Sorunun çözümü için atık su arıtma tesislerinin modernizasyonu kritik bir önem taşıyor. İsviçre'de ilaç, kozmetik ve tarım ilacı kalıntılarını temizleyebilen dördüncü aşama arıtma teknolojisinin yaygınlaştırılması hedefleniyor. Ulusal program kapsamında 2024 yılı sonuna kadar yaklaşık 40 tesis bu teknolojiyle donatılırken, 2040 yılına kadar bu sayının 140'a çıkarılması planlanıyor. Ayrıca yüksek maliyetleri karşılayabilmek adına küçük tesislerin birleştirilerek daha büyük ve verimli merkezler haline getirilmesi de gündemdeki çözüm önerileri arasında yer alıyor.