İki çocuklu ve yıllık 150 bin frank brüt geliri olan bir ailenin temel alındığı çalışmada; altyapı, ulaşım kolaylığı, yaşam kalitesi ve yaşam maliyetleri gibi kriterler değerlendirildi. Araştırmanın sonuçları, büyük metropollerin popülaritesine rağmen orta büyüklükteki şehirlerin aileler için çok daha cazip seçenekler sunduğunu gösterdi.
Araştırma sonuçlarına göre, incelenen on bölgeden dokuzunda orta ölçekli kentler zirveye yerleşti. Büyük merkezler arasında yalnızca Basel kendi bölgesinde ilk sırayı almayı başardı. UBS ekonomisti ve çalışmanın yazarı Thomas Rieder, orta büyüklükteki merkezlerin büyük konser salonları veya dev üniversiteler konusunda Zürih, Cenevre ya da Bern ile yarışamadığını, ancak günlük yaşamda sundukları altyapı ve sosyal imkanlarla ailelerin beklentilerini fazlasıyla karşıladığını belirtti.
Bu kentlerin en büyük avantajı ise yaşam maliyetlerinin ciddi oranda düşük olması. Örneğin, Fribourg'da kira, vergi ve sağlık sigortasından oluşan yaşam giderleri Bern'e kıyasla yüzde 15 daha azken, Solothurn Zürih'e göre yüzde 34, Aarau ise yüzde 28 daha ekonomik bir yaşam sunuyor. Zürih'e toplu taşımayla sadece 10-15 dakika uzaklıktaki bir belediyede yaşamak bile ortalama bir ailenin yılda yaklaşık 11 bin 500 frank tasarruf etmesini sağlıyor. Mesafe 45 dakikaya çıktığında bu fark 20 bin frangı aşıyor.
Öte yandan, kırsal bölgelerde yer alan pek muhtelif belediye, bölge ortalamasının altında kalarak listenin alt sıralarında yer aldı. Doğayla iç içe olmaları ve ucuz konut imkanları sunmalarına rağmen bu bölgeler, zayıf altyapı ve sınırlı ulaşım olanakları nedeniyle genel değerlendirmede geride kaldı. Uzmanlar, bu durumun oralarda yaşamın kötü olduğu anlamına gelmediğini, ancak sundukları avantajların altyapı eksikliklerini kapatmaya yetmediğini ifade ediyor.