ABD Hazine Bakanı Scott Bessent tarafından açıklanan yeni yaptırım paketiyle, Tahran yönetiminin petrol gelirleri, finansal kanalları ve dış ticaret ağları doğrudan hedef alındı. Washington yönetimi, bu hamlelerle İran'ın direncini kırarak müzakere masasında taviz koparmayı amaçlıyor.
Yaptırım kararlarının ardından İran para birimi riyal, ABD doları karşısında tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Serbest piyasada doların 2 milyon 30 bin riyale yükselmesi, ülke ekonomisi için hem finansal hem de psikolojik açıdan kritik bir eşiğin aşılmasına yol açtı. Böylece riyal, şubat ayında başlayan savaştan bu yana yaklaşık yüzde 22, yıl başından itibaren ise yüzde 42'nin üzerinde değer kaybetti.
Washington'ın yeni baskı dönemi, 2018 yılındaki azami baskı politikasıyla benzerlikler taşıyor. ABD, bu süreçte yalnızca doğrudan yaptırımlarla kalmayıp, İran ile ticari ilişkilerini sürdüren diğer ülkeleri de ikincil yaptırımlarla tehdit ediyor. Öte yandan, OPEC verilerine göre İran'ın ham petrol üretiminin savaş öncesine kıyasla yaklaşık yüzde 25 gerilemesi, Tahran'ın döviz gelirlerini ciddi şekilde kısıtlıyor.
İran cephesi ise bu ekonomik baskılara karşı askeri önlemleri devreye sokmaktan çekinmeyeceği mesajını veriyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai, ABD'nin uyguladığı yaptırımlara ve ekonomik savaşa destek veren ülkelerin çıkarlarını hedef alabileceklerini duyurdu. İran yönetimi, geçmişte olduğu gibi alternatif ticaret yolları ve paravan şirketler vasıtasıyla bu süreci atlatmaya çalışıyor.