AK-74 tipi piyade tüfeğiyle yaklaşık 40 el ateş eden 43 yaşındaki İsviçreli saldırgan, olaydan 24 saat sonra Delémont kentinde polise teslim oldu. Emniyette "Aarau'daki fail benim" diyerek suçunu itiraf eden zanlı, o zamandan beri sessizliğini koruyor ve saldırının arkasındaki motif henüz bilinmiyor.
Yakın çevresi ve komşularının ifadeleri, Julien G.'nin oldukça içine kapanık ve yalnız bir yaşam sürdüğünü ortaya koyuyor. Yakın zamana kadar Mervelier köyünde anne ve babasıyla yaşayan saldırganın, çamaşırlarını bile annesine yıkatacak kadar ailesine bağımlı olduğu belirtiliyor. Montsevelier'deki yeni evine taşınması için de ailesinin yardımcı olduğu ifade ediliyor. Yeni taşındığı bölgedeki komşuları, onu iki yıl boyunca sadece birkaç kez gördüklerini, insanlarla iletişim kurmaktan kaçınan ve selamlaştığında hızlıca uzaklaşan bir "hayalet" olarak tanımlıyor.
Komşuları, saldırgandan herhangi bir tehlike veya şiddet eğilimi sezmediklerini ancak bazı takıntılı davranışlarına şahit olduklarını aktarıyor. Julien G.'nin eski adresindeki bir komşusu, zanlının arabasından indikten sonra kapıların kilitli olduğunu kontrol etmek amacıyla kapıyı ardı ardına on kez sertçe çarptığını ve bu takıntısının yıllardır sürdüğünü dile getirdi. Ayrıca yeni komşularından biri, zanlının geceleri aracında uyumak için özel bir düzenek kurduğunu ve geceleri arabasının kapının önünde hiç bulunmadığını iddia etti.
Çevrim içi platformlarda hiçbir izi bulunmayan ve yerel atıcılık kulübüyle de bağ kurmak istemeyen Julien G.'nin, neden evinden 60 kilometre uzaklıktaki Aarau'ya giderek hiç tanımadığı insanlara ateş açtığı sorusu gizemini koruyor. Polisin soruşturması devam ederken, İsviçre halkı ve kurbanların yakınları karanlıkta kalan bu saldırının nedenini öğrenmeyi bekliyor.