Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı kesin hükümsüz ilan etmesinin ardından başlayan hukuk savaşında, Özgür Özel cephesine ağır bir darbe daha vuruldu. Görevden tedbiren uzaklaştırılan Genel Başkan Özgür Özel ve kurmaylarının, adli yargının verdiği kararın seçim hukuku açısından geçerliliğini durdurmak ve mevcut mazbatalarını koruma altına almak amacıyla Yüksek Seçim Kurulu (YSK) nezdinde yaptığı olağanüstü itiraz başvurusu karara bağlandı. Bugün saat 11.00’de acil gündem koduyla toplanan yüksek kurul, CHP Genel Merkezi’nin talebini oy birliğiyle reddetti.
YSK’nin aldığı bu ret kararı, adli yargının (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi) verdiği "tedbirli mutlak butlan" hükmünün seçim kurulları nezdinde de fiilen işletileceği anlamına geliyor. Yüksek Seçim Kurulu, adli mahkemenin "kurultay süreçlerinin usulsüzlükle malul olduğu" yönündeki esastan iptal ve ihtiyati tedbir kararına müdahale edemeyeceğini, adli yargı kararlarının seçim hukukunu da bağlayacağını tescillemiş oldu.
YSK'den gelen şok haberin hemen öncesinde bir kötü haber de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nden geldi. CHP avukatlarının yürütmeyi durdurma ve "ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması" yönünde aynı mahkemeye yaptığı itiraz başvurusu da yine kesin olarak reddedildi. Hem adli yargı hem de yüksek seçim bürokrasisi nezdinde yolları kapanan Özgür Özel yönetiminin önünde hukuken sadece Yargıtay’ın vereceği nihai temyiz kararı kaldı.
YSK ve istinaf mahkemesinin peş peşe gelen ret kararları, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve kurultay öncesi yönetim organlarının (Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu) partiyi devralma sürecini yasal olarak tamamen meşrulaştırdı. Kılıçdaroğlu’nun, Özgür Özel cephesinin Yargıtay’a başvuru yapan üç parti avukatını görevden almasının ardından, genel merkez binalarının ve parti hesaplarının idari kontrolünü resmi olarak üstlenmesi bekleniyor.
Dün gece "Tehlike ortadan kalkana kadar odamdayım, hiçbir yere gitmiyorum, gerekirse hayatı durduracağız" diyerek sivil direniş başlatan ve Ankara Söğütözü'ndeki genel merkez önünde taraftarlarıyla etten duvar ören Özgür Özel’in, YSK’nin bu resmi barikatının ardından nasıl bir eylemlilik stratejisi izleyeceği ise merak konusu. Siyaset uzmanları, Mansur Yavaş'ın dün önerdiği "partinin kendi iradesiyle acilen 1-2 ay içinde yeni bir kongreye gitmesi" formülünün, bu çift yönlü hukuki engelin ardından krizden tek çıkış yolu haline gelebileceğini vurguluyor.