
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) 8 Temmuz’da kabul ettiği Kıbrıs temalı karar metni, Türkiye ile AB kurumları arasında yeni bir diplomatik krize yol açtı. Özellikle 1974 harekatı üzerinden Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelik ağır iddiaların yer aldığı metne Ankara’dan çok sert bir tepki geldi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Lefkoşa'da yaptığı açıklamada, AP'nin Rum yönetimi lobilerinin etkisi altında hareket ettiğini savunarak, "AP kararı yok hükmündedir" ifadesini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan resmi açıklamada ise AP’nin sergilediği tutumun taraflı ve tarihsel gerçeklikten uzak olduğu vurgulandı. Bakanlık açıklamasında, "Alçakça iftiralar barındıran söz konusu karar, AB’nin Kıbrıs meselesiyle ilgili taraflı ve çarpık yaklaşımının son örneğidir" denilerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) makamlarıyla tam dayanışma içinde olunduğu belirtildi. Türkiye, 1974'teki müdahalenin 1960 Garanti Antlaşması'ndan doğan yasal haklara dayandığını ve meşruiyetini koruduğunu her fırsatta yineliyor.
AP bünyesindeki Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komitesi (FEMM) tarafından hazırlanan ve 575 oyla kabul edilen metin, 1974 harekatının sivil halk üzerindeki etkilerine odaklanıyor. Raportörlüğünü Eleonora Meleti’nin üstlendiği metinde, Türkiye’ye yönelik uluslararası hukuk ihlali suçlamaları ile tazminat ödenmesi ve TSK'nın adadan çekilmesi talepleri öne çıkıyor. Ankara ise bu tür kararların, AB-Türkiye ilişkilerini normalleştirme çabalarına zarar verdiğini ve Avrupa Parlamentosu'nun kendi itibarını zedeleyen siyasi bir hamle olduğunu değerlendiriyor.












