Taksiciler Odası, uzun süredir Martı TAG platformunun faaliyetlerinin 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve Karayolu Taşıma Kanunu'na aykırı olduğunu savunuyordu. Taksiciler, herhangi bir ticari plakası ve yetki belgesi bulunmayan araçların "paylaşımlı yolculuk" adı altında ticari faaliyet gösterdiğini, bunun da taksici esnafı üzerinde haksız rekabet yarattığını iddia ediyor.
Süreç şu şekilde ilerledi:
Bu dava, ulaşım platformlarına karşı açılan ilk dava değil. Geçmişte de benzer platformlar (Uber gibi) benzer suçlamalarla karşı karşıya kalmış, o dönemde çıkan mahkeme kararları sektörde ciddi belirsizliklere yol açmıştı.
Özellikle Uber sürecinde yaşanan erişim engeli kararı, uzun süren hukuk mücadeleleri ve üst mahkeme süreçlerinin ardından "ticari taşımacılık" kriterlerinin yeniden tanımlanmasına neden olmuştu. Taksiciler Odası, mevcut TAG dosyasında da bu emsal kararlara atıfta bulunarak benzer bir sonuç elde etmeyi hedefliyordu. Ancak bu yerel mahkeme kararı, TAG’ın mevcut çalışma modelinin doğrudan yasaklanmasını gerektirecek bir hukuki zemin oluşturmadı.
Mahkemenin erişim engeli talebini reddetmesi üzerine, Taksiciler Odası karara itiraz edeceklerini açıkladı. Hukuki süreç artık İstinaf Mahkemesi'ne taşınacak.
Bu süreç, taksici esnafının gelir kaybı endişeleri ile teknolojik tabanlı yeni nesil ulaşım modellerinin sunduğu imkanlar arasındaki çatışmanın merkezinde yer almaya devam edecek. Hukukçular, İstinaf sürecinin birkaç ay sürebileceğini ve nihai kararın ulaşım sektöründeki statükoyu değiştirebilecek nitelikte olduğunu belirtiyor.