23 Mart’tan bu yana Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, yaklaşık sekiz aydır cezaevinde bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde hakkında ayrıca “casusluk” suçlamasıyla da yeni bir tutuklama kararı verilmişti.
İBB ve İmamoğlu’na yönelik soruşturmaları yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, daha önce yaptığı açıklamada “Bu, yüzyılın en büyük yolsuzluk dosyası. İBB’ye yönelik yolsuzluk dosyasında iddianame hazırlığı başladı.” ifadelerini kullanmıştı.
Ancak İmamoğlu ve avukatları, yürütülen operasyonların tamamen siyasi nitelikte olduğunu, somut kanıtlar yerine “itirafçı” beyanlarına dayanarak ilerlediğini savunuyor. İmamoğlu, süreci “etkin pişmanlık” uygulaması üzerinden kurgulanan bir “kumpas” olarak değerlendiriyor.
Soruşturma çerçevesinde İmamoğlu ailesine ait bazı şirketlere de el konulmuştu.
Hasan İmamoğlu, daha önce yaptığı bir açıklamada, iktidara yakın iş insanlarından Mehmet Cengiz’le geçmişte aynı dönemde ticaret hayatına başladıklarını hatırlatarak, “Eskiden samimi bir arkadaşlıktan söz edebilirim ama son yıllarda pek görüşmedik. Biri çıkıp ‘ortaklık yaptı’ derse, geçmişe bakmak lazım. O, devlet desteğiyle büyüdü; ben ise butik ölçekte, temiz bir şekilde iş yaptım. Bugüne kadar alnımın akıyla geldim, bundan da alnımın akıyla çıkacağım.” demişti.
Haziran ayında Hasan İmamoğlu’nun Balıkesir Edremit’teki evinin arazisinde yapılan dedektörlü aramada ise herhangi bir bulguya rastlanmamıştı.
Tüm bu gelişmelerin ardından, Hasan İmamoğlu ve Selim İmamoğlu’nun da ifade vermek üzere savcılığa çağrıldığı bildirildi. Anadolu Ajansı’nın haberine göre iki isim, İBB’ye yönelik “yolsuzluk” soruşturması kapsamında “rüşvet” ve “suç gelirlerini aklama” iddialarıyla ilgili olarak ifade verecek.