Savcılık, İmamoğlu’nun “zincirleme şekilde sahtecilik” yaptığı gerekçesiyle 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasakla cezalandırılmasını talep etti.
İddianamede, İmamoğlu’nun usulsüz bir yatay geçişle üniversite diploması aldığı, bu süreçte hileli davranarak sahtecilik suçuna iştirak ettiği öne sürüldü.
Diplomanın iptaline karşı dava açıldı
İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, 6 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı sosyal medya paylaşımında, üniversitenin diploma iptali kararına karşı İstanbul İdare Mahkemesi’nde dava açtıklarını duyurdu. Pehlivan, söz konusu işlemin hem anayasa hem de evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiğini belirtti.
İstanbul 5. İdare Mahkemesi, 20 Mayıs’ta verdiği ara kararda, dava sürecinde YÖK, Başsavcılık ve Dışişleri Bakanlığı’ndan belgeler talep etti. Ayrıca, İmamoğlu’nun mezun olduğu işletme fakültesinin yönetim kurulunun iddiaya ilişkin herhangi bir karar alıp almadığının da üniversite tarafından açıklanması istendi. Mahkeme, YÖK’ten ise yatay geçiş uygulamalarına dair 13 maddelik mevzuat bilgisini talep etti.
Süreç nasıl başladı?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İmamoğlu’nun lisans diplomasının geçerliliği konusunda yapılan ihbarlar ve YÖK’ün hazırladığı raporlar doğrultusunda bir soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.
İmamoğlu’nun, 1994 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü’nden mezun olduğu, bu bölüme Girne Amerikan Üniversitesi’nden yatay geçiş yaptığı biliniyor. Mezuniyetine dair belgeler daha önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında da paylaşılmıştı.
İmamoğlu, 5 Mart’ta savcılığa giderek ifade verdi. 13 Mart'ta ise, 5 yıl önceki şikayetler üzerine diplomasının geçerli olduğunu bildiren İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanı Kamil Ahmet Köse’nin istifa ettiğini kamuoyuyla paylaştı.
Üniversite yönetimi, 18 Mart’ta İmamoğlu’nun da dahil olduğu 28 kişinin diplomalarının “açık hata” ve “yok hükmünde” gerekçeleriyle iptal edildiğini duyurdu.
Diploma iptalinden bir gün sonra gözaltına alınan İmamoğlu, 23 Mart’ta yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklandı.
Tüm bu gelişmeler, CHP’nin cumhurbaşkanlığı adayını belirleyeceği ön seçim süreci öncesinde yaşandı. Sürecin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede. Telaşlarının sebebi bu,” şeklinde konuşmuştu.