Ankara’da siyasetin koridorları, "Terörsüz Türkiye" hedefiyle yürütülen yeni çözüm ve tasfiye sürecinde tarihi bir viraja girildiğini gösteriyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın mahkumiyetinin sürmesi kaydıyla "Barış Süreci Koordinatörü" yapılması ve Meclis çatısı altında komisyonlar kurulması yönündeki kapsamlı önerilerine, iktidar kanadından güçlü ve net yanıtlar geldi.
AKP Sözcüsü Ömer Çelik'in "Yol haritamızı güncelleyeceğiz" çıkışının ardından, gözlerin çevrildiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da partisinin grup toplantısında net konuştu. Devletin ilgili tüm kurumlarının, örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun şekilde çalıştığını açıklayan Erdoğan, şu kritik ifadeleri kullandı:
"İttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Son düzlükteyiz. Cumhur İttifakı'na da zarar vermeden bu süreci atlatıp nihayete erdireceğiz."
Erdoğan'ın, basıya kapalı MKYK toplantısında da kurmaylarına net uyarılarda bulunarak ittifaka nifak sokulmasına ve süreci sabote edecek fevri açıklamalara kesinlikle izin verilmemesini istediği öğrenildi.
AKP kurmayları, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı dilin, yaklaşık 1,5 yıldır sessiz sedasız yürütülen temaslarda belirli bir olgunluk aşamasına gelindiğini ve sürecin artık "finalize" edilmek istendiğini gösterdiğini belirtiyor. Ancak parti içinde "toplumsal hassasiyetler ve sahadaki güvenlik kodları" nedeniyle yoğurdun üfleyerek yenmesi gerektiği görüşü hakim. İktidar partisine göre sürecin önündeki en temel eşik; örgütün silah bırakma konusunda somut, tatmin edici ve geri dönülmez adımlar atması.
MHP lideri Bahçeli’nin Öcalan’a "resmi/sosyal statü" verilmesi fikrine hukuki nedenlerle mesafeli yaklaşan ve Öcalan'ın "hükümlü" pozisyonunun korunacağını vurgulayan AKP kulislerinde, toplumsal meşruiyeti ve kamu vicdanını rahatlatacak ara bir formül konuşuluyor: Genişletilmiş İmralı Ziyaretleri.
Yeni dönemde İmralı'ya sadece DEM Parti heyetinin değil; sürece katkı sunabilecek saygın akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, gazetecilerin ve farklı toplumsal kesimlerin de gitmesinin önü açılabilir. Ayrıca Bahçeli’nin TBMM’de ortak "Takip Komisyonu" kurulması önerisine AKP içinde pek sıcak bakılmazken, bunun yerine Cumhurbaşkanı Yardımcılığı koordinasyonunda bakanlıklar ve devlet kurumlarının (MİT, İçişleri, Adalet vb.) yer alacağı dinamik bir yürütme kurulunun oluşturulabileceği ifade ediliyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ömer Çelik'in açıklamaları MHP genel merkezinde büyük bir memnuniyetle karşılandı. Bahçeli'nin aylardır her detayını ilmek ilmek işlediği yol haritasının iktidar tarafından doğru algılandığını belirten MHP kaynakları, iki parti arasında kurumsal sorumluluklardan kaynaklı küçük nüans farkları olabileceğine dikkat çekiyor.
Hükümetin iktidar sorumluluğu gereği temkinli hareket etmesini anlayışla karşıladıklarını belirten kıdemli bir MHP yetkilisi, tarihi süreci şu sözlerle özetledi:
"Böyle büyük ve milli süreçlerde 'Bana ne getirir, siyasi olarak benden ne götürür' hesabı yapılırsa sonuç alınamaz. Bu iş kararlılıkla nihayete erdirilmelidir. Bu süreç olumlu sonuçlandırılırsa, Sayın Erdoğan Türkiye'de terörü tamamen bitiren lider olarak tarihe geçecektir."
Yasallaşma adımlarının ve takvimin Meclis'in yeni yasama yılına sarkabileceği öngörülse de, temmuz ayı öncesinde bürokratik ve diplomatik hazırlıkların ivme kazanması bekleniyor.