
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi'nde mutlak butlan kararı sonrasında görevi devralan Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin, Özgür Özel dönemine ait iki lüks aracı "haram parayla alınmıştır" yazılı afişlerle otoparkta sergileyerek satışa çıkarması siyaset gündemine bomba gibi düşmüştü. Eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve müteahhit Aziz İhsan Aktaş tarafından finanse edildiği iddia edilen araçlar hakkındaki gerçekler, resmi kayıtların incelenmesiyle gün yüzüne çıktı. Yapılan araştırmalar ve sunulan resmi belgeler, "haram para" iddialarının tamamen yalan olduğunu ortaya koydu.
Ortaya çıkan resmi belgelere ve muhasebe kayıtlarına göre, satışa çıkarılan iki makam aracının da dışarıdan gelen şaibeli paralarla değil, tamamen CHP'nin resmi parti bütçesiyle satın alındığı ve faturalarının parti envanterinde kayıtlı olduğu belirlendi. İddiaların asılsız olduğunu kanıtlayan en çarpıcı detay ise araçların geçmişine dair resmi kayıtlar oldu.
Parti yönetiminin sergilediği araçlara dair gün yüzüne çıkan yalanlar ve gerçekler şu şekilde sıralandı:
- Kılıçdaroğlu'nun Kendi Aracı Çıktı: Üzerine ibreler asılan araçlardan ilkinin, 2022 yılında bizzat Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığı döneminde parti parasıyla alındığı ve Kılıçdaroğlu tarafından uzun süre makam aracı olarak kullanıldığı resmi evraklarla kanıtlandı.
- İkinci Araç da Faturalı: Özgür Özel döneminde usulsüz alındığı iddia edilen ikinci lüks cipin de tüm aksesuar ve satın alım faturalarının doğrudan CHP Genel Merkezi tarafından ödendiği, iddia edilen isimlerle hiçbir finansal bağının bulunmadığı belgelendi.
- Zırhlı Araç Geçmişi: Özgür Özel kanadı tarafından yapılan açıklamada, Kılıçdaroğlu'nun Çubuk'taki linç girişimi sonrasında iddialarda adı geçen müteahhit Aziz İhsan Aktaş'a ait bir zırhlı aracı 1,5 yıl boyunca ücretsiz olarak bizzat kullandığı ve bu durumun kayıt altında olduğu hatırlatıldı.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından, Kılıçdaroğlu yönetiminin "ahlaki temizlik" adı altında parti bahçesinde sergilediği araç krizinin, somut bir veriye dayanmayan tüzük dışı bir karalama hamlesi olduğu belgelenmiş oldu. Resmi faturaların ortaya çıkmasıyla birlikte parti tabanında mevcut yönetime yönelik tepkiler büyürken, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) gibi kurumların da bu süreç nedeniyle partiyle arasına mesafe koyduğu öğrenildi.












