Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki liderlik mücadelesi, TBMM çatısı altında eşi benzeri görülmemiş bir yetki ve meşruiyet krizine dönüştü. Mahkeme tarafından verilen "mutlak butlan" kararı sonrası genel başkanlık görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında konuşacağını duyurarak otoritesini Meclis zemininde tescillemek isterken; mevcut Grup Başkanı Özgür Özel, bu girişimi "korsan bir toplantı" olarak nitelendirerek kürsüden çekilmeyeceğini ilan etti.
Salı günü yaşanması muhtemel gerilimin taraflarca izlenen stratejileri ise şu şekilde:
CHP tüzüğü ve iç yönetmelik hükümleri, tarafların farklı yorumlarıyla bir kriz aracına dönüşmüş durumda. Özel kanadı Meclis'in "meşru alanları" olduğunu belirterek alanı terk etmeyeceklerini vurgularken; Kılıçdaroğlu ise 11 Haziran’da toplayacağı Parti Meclisi ile kurultay sürecini resmen başlatarak partiyi yeniden dizayn etmeyi hedefliyor. Kılıçdaroğlu, sosyal medya üzerinden "omuz omuza yürüyüş" çağrısı yapsa da, pazartesi günü Faik Öztrak aracılığıyla Özel yönetimini "paralel genel merkez oluşturmakla" suçlaması, tarafların barıştan ne kadar uzak olduğunu gözler önüne seriyor.
Siyasi kulislerde, Meclis Başkanlığı'nın bir "ziyaretçi yasağı" getirme ihtimali konuşulsa da; meclis koridorlarına yansıyan bu gerilimin, seçmen nezdindeki yansımalarının ve Belediye Başkanı Hakan Bilecen gibi isimlerin istifalarıyla tetiklenen huzursuzluğun nasıl yönetileceği belirsizliğini koruyor.