Pusula Swiss
CHP 38. Olağan Kurultayı Soruşturmasında 13 Kişi Gözaltında!
CHP Kurultayına 7 İlde Operasyon
CHP 38. Olağan Kurultayı Soruşturmasında 13 Kişi Gözaltında!
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin "mutlak butlan" (kesin hükümsüzlük) kararının ardından, CHP'nin olaylı 38. Olağan Kurultayı'na yönelik adli süreç derinleşti.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yargı eliyle Özgür Özel yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması ve hukuki liderliğin Kemal Kılıçdaroğlu cephesine devredilmesiyle başlayan "mutlak butlan" fırtınası, adli bir operasyona dönüştü. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin gerekçeli kararında yer alan "kongre ve kurultayların güç ilişkileriyle sakatlandığı" tespitinin ardından savcılık jet hızıyla harekete geçti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; İstanbul, Ankara, İzmir, Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Kilis ve Malatya olmak üzere 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 38. Olağan Kurultay'da delege iradesini rüşvet, maddi menfaat ve baskı yoluyla etkilemeye çalıştıkları iddia edilen 13 şüpheli polis ekiplerince gözaltına alındı.

GÖZALTINA ALINAN İSİMLER BELLİ OLDU

Soruşturma dosyası kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin, Siyasi Partiler Kanunu'na muhalefet, rüşvet almak/vermek ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklamak (kara para) iddialarıyla suçlandığı öğrenildi. Gözaltına alınan o isimler şunlar:

Gülhan Aydın, Sadi Karayalçın, Melda Tanışman Tutan, Hayati Kaya, Suat Dülger, Kalender Özdemir, Özkan Deniz, İbrahim Şahin, Umut Sapan, Mehmet Ayıp Demirbüken, Metin Kaya, Gaffar Çiçek ve Ayça Akpek Şenay.

 

(Emniyet kaynaklarından sızan bilgilere göre, gözaltına alınan isimlerden Gaffar Çiçek'in CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın şoförü olduğu iddia ediliyor).

YASAL ZİNCİR TAMAMEN "YOK" SAYILDI

Türkiye siyasi tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçen "tedbirli mutlak butlan" kararı, CHP'nin yakın siyasi geçmişini tamamen sıfırladı. Hukukçuların aktardığına göre; mahkeme sadece 38. Olağan Kurultay'ı iptal etmekle kalmadı, o kurultaydan sonra meşruiyeti sakatlanmış yönetimlerin imza attığı tüm olağanüstü kurultayları, tüzük değişikliklerini, belediye başkan adaylığı belirleme süreçlerini ve parti programı güncellemelerini de "yok hükmünde" saydı.

Bu yapısal çöküşün ardından, 37. Olağan Kurultay'da seçilen meşru kurullar otomatik olarak hukuki zemin kazandı. 13 yıl boyunca partiyi yöneten Kemal Kılıçdaroğlu, resmi sosyal medya hesaplarındaki unvanını yeniden "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı" olarak güncelleyerek fiilen ve hukuken koltuğu devraldığını ilan etti. Özgür Özel yönetiminin mazbatalarını korumak için Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı son dakika itirazı da kurul tarafından oy birliğiyle reddedilince, genel merkezdeki Özel dönemi resmen askıya alınmış oldu.

KORİDORLARDA YOL HARİTASI TRAFİĞİ: BAYRAM SONRASI KONGRE Mİ?

Gözaltı operasyonlarının gölgesinde, iki lider arasında dün (22 Mayıs) çok kritik bir telefon görüşmesi gerçekleşti. Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Özgür Özel'e partinin kurumsal kimliğini daha fazla yıpratmamak adına "partiyi en uygun ve en hızlı zamanda yeniden kurultaya götüreceğini" bizzat ilettiği öğrenildi.

Hukuki darbe iddialarına karşı sivil direnişini sürdüren ve "Baba ocağını terk etmiyorum" diyen Özgür Özel ise, kendisine sadık delegeler ve kurmaylarla durum değerlendirmesi yapmak üzere 23 Mayıs Cumartesi günü (bugün) Parti Meclisi'ni olağanüstü toplantıya çağırdı. Dün akşam genel merkez önünde toplanan binlerce partiliye seslenen Özel, hukuk savaşını Yargıtay nezdinde sonuna kadar sürdüreceklerini, ancak her ihtimale karşı Kurban Bayramı sonrasında partiyi temiz bir kurultay sürecine sokacak hazırlıklara başlayacaklarını duyurdu.



Paylaş


Diğer Haberler