Bahçeli, CHP ve bazı partilerin İmralı’ya giden heyette yer almama kararını eleştirirken, “İzin alarak hareket etmiş olsaydık, bir adım bile ileri gidemez, korkaklar gibi yerimizde sayardık” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, Türkiye’nin terör belasından tamamen arınmasının hem Türklerin hem de Kürtlerin ortak talebi olduğunu belirterek, “Yeter ki terör hayatımızdan sökülüp atılsın, gerekirse sonumuz darağacı olsun” sözleriyle kararlılığını dile getirdi.
Konuşmasında Türkiye’deki ayrışmaları körüklemek isteyen çevrelerin süreci sabote etmeye çalıştığını söyleyen Bahçeli, “Evlatlarımızın tabutları omuzlarda taşınsın istiyorlar. Onlar için ağlayanların kim olduğu önemli değil” dedi.
Bahçeli, geçmiş tartışmalara takılıp kalmanın Türkiye’ye bir fayda sağlamayacağını vurgulayarak, ülkenin geleceğine odaklanılması gerektiğini belirtti. “Birlik olma vakti” diyen MHP lideri, kimsenin dedikodulara kulak asmaması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, terörle mücadelede geri dönüşün olmadığını vurguladı:
“Türkiye huzura kavuşsun, milletimiz güven içinde yaşasın yeter. Bedeli ne olursa olsun terör bu topraklardan tamamen temizlensin. Bizim akıbetimiz ne olursa olsun fark etmez.”
Sürece yönelik eleştirilere de değinen Bahçeli, “Tahakküm kırılıyor, bölücülüğün kökü kuruyor; işte bu yüzden panikliyorlar” ifadelerini kullandı. Terörün tamamen son bulmasıyla “barış ve huzur kuşağı”nın Türkiye’yi çevreleyeceğini söyleyen Bahçeli, bundan rahatsız olan kesimler olduğunu öne sürdü.
Şehitler üzerinden yapılan tartışmalara tepki gösteren Bahçeli, “Kimse şehitlerimizi siyasi hesaplara malzeme yapmaya kalkmasın” diyerek uyarıda bulundu.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüşme kararına ilişkin konuşan Bahçeli, MHP, AK Parti ve DEM Parti’den birer vekilin adada bulunmasını “önemli bir adım” olarak nitelendirdi.
CHP’nin heyete temsilci vermemesini ise şöyle eleştirdi:
“Varsın gelmesinler. Eğer birilerinin izin ve onayını bekleyerek bu hedefin peşine düşseydik, korkudan yerimizden kımıldayamazdık.”
Bahçeli, MHP’nin sürecin pasif bir takipçisi olmadığını vurgulayarak, “Biz seyirci değiliz; bu sürecin yönünü değiştirecek iradeye sahibiz” dedi.
Medya ve bazı düşünce kuruluşlarına da yüklenen Bahçeli, “Kalemi kiralanmış yazarların, sipariş rapor yazan kurumların, ecdada hakaret eden sözde aydınların etkisi altına girersek milletimize karşı sorumluluğumuzu inkâr etmiş oluruz” ifadelerini kullandı.
Milli aidiyetin üç ölçüte bağlı olduğunu belirten Bahçeli, “Bayrağa saygı, millete hürmet ve vatana sadakat” diyerek çizgilerini özetledi. Türkiye’nin iç çekişmelerle zaman kaybetmemesi gerektiğini söyleyen Bahçeli, çağrılarının “Terörsüz Türkiye’nin kurtuluş çağrısı” olduğunu dile getirdi.
Meclis’teki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, cuma günü yapılan kapalı oylamayla İmralı’ya heyet gönderilmesini kabul etti. 51 üyeli komisyonda 32 evet oyu çıktı. CHP ve Yeniden Refah Partisi oylamaya katılmadı.
Cumartesi günü heyette yer alacak isimlerin Meclis'e bildirilmesi istendi. Önerilen çevrim içi görüşme seçeneği ise yeterli çoğunluk sağlanamadığı için reddedildi.
Pazartesi günü İmralı’da yapılan görüşmede AK Parti’den Hüseyin Yayman, MHP’den Feti Yıldız ve DEM Parti’den Gülistan Koçyiğit yer aldı. Görüşmede, Öcalan’a örgütün kendini feshetmesi, silah bırakma çağrıları ve Suriye’deki 10 Mart mutabakatı gibi başlıklar soruldu.
TBMM Başkanlığı görüşmenin, toplumsal bütünleşme ve sürecin ilerlemesi açısından “olumlu sonuçlar” verdiğini duyurdu. Siyasi partilerin 28 Kasım’a kadar komisyona görüş bildirmesi bekleniyor. Ardından “Terörsüz Türkiye” çerçevesinde olası yasal düzenlemelerin rapor haline getirileceği açıklandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise komisyonun İmralı kararı için “Sürecin önünü açan, terörü tamamen tasfiye edecek ivme kazandıran bir adım” değerlendirmesinde bulundu.