İngiliz araştırmacılar, atopik dermatit tanısı konmuş yaklaşık 500 kişiyi dört hafta boyunca izledi. Katılımcıların yarısı her gün yıkanırken, diğer yarısı haftada bir veya iki kez duş aldı. Sonuç: semptomların seyrinde belirgin bir fark gözlemlenmedi. Cilt, yıkama sıklığından bağımsız olarak aynı derecede hassas kaldı.
İsviçre Alerji ve Astım Merkezi’ne göre, ülkede her beş çocuktan biri ve yetişkinlerin yaklaşık %5’i egzama yaşıyor. Bu kronik hastalık, yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürüyor ve sık tekrarlayan alevlenme dönemleriyle seyrediyor.
Yıkanma sıklığının etkisi olmasa da, tedavi alanında önemli gelişmeler yaşanıyor. İsviçre’de zaten onaylanmış olan biyolojik tedaviler — örneğin dupilumab — ciltteki iltihaplanmayı azaltarak ataklar arasındaki süreyi uzatıyor.
Avrupa Birliği’nde kısa süre önce onaylanan nemolizumab adlı başka bir ilaç ise kaşıntıdan sorumlu proteini hedef alıyor ve çok umut verici sonuçlar veriyor.
Ancak uzmanlar uyarıyor: Bu tedaviler hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor, sadece cildi dengeleyip alevlenmeleri azaltıyor. Egzama hâlâ kronik ve dalgalı seyirli bir hastalık.
Gelecekteki araştırmaların hedefi, bağışıklık sistemini daha iyi anlayarak cildin dengesini kalıcı biçimde yeniden kurmak ve hastalara daha rahat bir yaşam sunmak.