Pusula Swiss
Soğuk mu hasta ediyor?
Kış hastalıklarıyla ilgili yaygın yanılgılar
Soğuk mu hasta ediyor?
Her kış aynı uyarılar tekrar edilir: “Kalın giyin”, “Saçın ıslakken dışarı çıkma”, “Yoksa hasta olursun.” Oysa bilimsel veriler bu yaygın inanışların gerçeği yansıtmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre soğuk hava tek başına hastalığa neden olmaz; nezle, grip ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarının asıl sorumlusu virüsler.

Toplumda soğuk havanın hastalıkla doğrudan ilişkili olduğu düşüncesi uzun yıllardır varlığını sürdürüyor. Ancak bugüne kadar yapılan hiçbir bilimsel çalışma, “üşütmek” ile soğuk algınlığı arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu göstermedi. Solunum yolu enfeksiyonları, belirli virüslerin kişiden kişiye bulaşmasıyla ortaya çıkıyor. Bu virüslerle temas olmadıkça, düşük sıcaklıklar ya da cereyan tek başına hastalığa yol açmıyor.

Kapalı alanlar en büyük risk faktörü

Kış aylarında enfeksiyonların artmasının temel nedeni soğuk hava değil, yaşam alışkanlıklarımız. Havaların soğumasıyla birlikte insanlar daha fazla kapalı alanlarda vakit geçiriyor. Evler, toplu taşıma araçları, okullar ve ofisler uzun süreli yakın temasa sahne oluyor. Kış aylarındaki bayramlar ve aile toplantıları da bu durumu daha da pekiştiriyor.

Cenevre Üniversitesi Hastaneleri’nde (HUG) görev yapan iç hastalıkları uzmanı Dr. Matteo Coen, kapalı alanların yeterince havalandırılmamasının bulaş riskini artırdığına dikkat çekiyor. Dr. Coen’e göre, enfekte bir kişi konuştuğunda, öksürdüğünde ya da hapşırdığında ortama saçılan damlacıklar ve aerosol parçacıkları virüslerin yayılmasına neden oluyor. Aynı ortamda geçirilen süre uzadıkça, enfekte olma riski de artıyor.

Bu nedenle uzmanlar, kış aylarında kapalı alanların düzenli olarak havalandırılmasını öneriyor. Temiz hava, ortamdaki virüs yoğunluğunu azaltmanın yanı sıra karbondioksit birikimini önlüyor, baş ağrısı ve “bayat hava” hissini de azaltıyor.

Islak saçla dışarı çıkmak gerçekten riskli mi?

Islak saçla dışarı çıkmanın ya da yeterince kalın giyinmemenin hastalığa yol açtığı düşüncesi de yaygın bir başka inanış. Ancak bilimsel açıdan bakıldığında, virüslerin saçtan ya da soğuğa maruz kalan deriden vücuda girmesi mümkün değil.

Buna karşın Dr. Coen, soğuğa uzun süre maruz kalmanın burun ve ağız mukozasını kurutabileceğini belirtiyor. Bu durum, virüsleri dışarı atan küçük tüycüklerin hareketini yavaşlatabiliyor. Bu nedenle özellikle ağız ve burnu bir atkıyla korumanın, dolaylı olarak bulaş riskini azaltabileceği ifade ediliyor.

Soğuğun sınırlı etkisi

Cereyana maruz kalmanın da sanıldığı kadar tehlikeli olmadığı vurgulanıyor. Hatta bazı araştırmalar, soğuk havanın bağışıklık yanıtını artırabileceğini ve bunun olumlu bir etki olabileceğini gösteriyor. Kışın yapılan soğuk su banyoları ya da açık havada spor yapan kişiler bu duruma örnek gösteriliyor. Burada en önemli nokta, hava koşullarına uygun giyinmek.

Öte yandan bazı solunum yolu virüslerinin, soğuk ve nemli havalarda daha uzun süre canlı kalabildiği biliniyor. Ancak uzmanlar, bunun tek başına hastalık için yeterli olmadığını vurguluyor: Virüsle temas olmadıkça, ne  ne de nem kişiyi hasta ediyor.



Paylaş


Diğer Haberler