Ajans, buna rağmen özellikle çocuklar için dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor.
ANSES fiziksel etkenler risk değerlendirme birimi sorumlusu Olivier Merckel, yapılan incelemelerin yüksek gerilim hatları gibi düşük frekanslı kaynakları kapsamadığını belirterek şunları söyledi:
“Herkes bu dalgalara maruz kalıyor, hem de giderek daha genç yaşlarda. 12 yaş üzerindekilerin %98’i cep telefonu kullanıyor; teknolojiler de 4G, 5G derken sürekli değişiyor.”
Ajans, 2013 ve 2016’daki önceki değerlendirmelerden bu yana yayınlanan yaklaşık bin yeni çalışma arasından en sağlam ve en ilgili 250 araştırmayı inceleyerek bu sonuca ulaştı.
Raporda korkuları azaltacak bulgular yer alsa da olasılık tamamen dışlanmıyor. Merckel, gelecekte farklı sonuçlar ortaya çıkabileceğini kabul ederek, mevcut sonucun bugün bilinen verilere dayandığını vurguladı.
Bazı deneysel çalışmalarda hücrelerde geçici değişiklikler tespit edildi. Hayvan deneylerinde de belirli etkiler gözlense de, bunlar “sınırlı kanıt” olarak değerlendiriliyor. İnsanlar üzerinde yapılan çok daha geniş kapsamlı epidemiyolojik çalışmalar ise kanser oluşumuna dair ikna edici bir bulgu sunmuyor.
Merckel, tüm verilerin birlikte değerlendirilmesi sonucu radyo dalgaları ile kanser arasında nedensel bir ilişki kurulamayacağı sonucuna varıldığını söylüyor. Ancak laboratuvar çalışmalarında gözlenen “küçük sinyallerin” de göz ardı edilmemesi gerektiğini ekliyor.
Ajansa göre çocuklar daha hassas bir grup olduğu için daha sıkı önlemler öneriliyor. Gece telefon kullanımının ise yalnızca dalgalar nedeniyle değil, aynı zamanda ekranların bilinen diğer etkileri nedeniyle de sakıncalı olduğu belirtiliyor.
Özellikle mavi ışığın uykuya dalmayı olumsuz etkilediği, aşırı telefon kullanımının ise hareketsiz yaşamı artırarak genel sağlığa zarar verebileceği vurgulanıyor.