Avrupa’da yetişkinlerin günlük kalorilerinin, İtalya ve Romanya’da yaklaşık %14’ünün, İsveç ve İngiltere’de ise %44’ünün ultra işlenmiş gıdalardan geldiği tahmin ediliyor.
Peki, ultra işlenmiş gıdalar tam olarak neler ve sağlık üzerindeki etkileri hakkında neler biliyoruz? Reading Üniversitesi Beslenme ve Gıda Bilimi Profesörü Gunter Kuhnle, net bir tanımın olmadığını belirtiyor.
Uzmanlar, gıdaları dört ana kategoriye ayırmak için genellikle NOVA sınıflandırma sistemini kullanıyor: İşlenmemiş veya az işlenmiş gıdalar (meyve, süt), işlenmiş mutfak malzemeleri (yağ, tuz), işlenmiş gıdalar (konserve sebze, basit peynirler) ve kitlesel endüstriyel tekniklerle üretilen aşırı işlenmiş gıdalar.
Enerji içecekleri, paketlenmiş atıştırmalıklar, seri üretim ekmekler, tatlandırılmış kahvaltılık gevrekler, hazır erişteler ve dondurulmuş pizzalar bu son kategoriye giriyor.
Araştırmalar, aşırı işlenmiş gıdaların yoğun olarak tüketildiği diyetlerin kalp hastalığı, sindirim sorunları ve erken ölüm riskini artırabileceğini gösteriyor. Ancak tüm ultra işlenmiş gıdaların doğası gereği zararlı olmadığını unutmamak gerekiyor. İngiltere’de yapılan bir çalışmada, beslenme açısından dengeli oldukları sürece, aşırı işlenmiş gıdalar içeren diyetlerin kilo kaybına yardımcı olabileceği görüldü.
Bilim insanları, kötü sağlık sonuçlarının genellikle işlemenin kendisinden değil, bu gıdaların kolayca fazla tüketilmesi ve yüksek şeker, tuz ve yağ içeriğine sahip olmasından kaynaklandığını vurguluyor. Örneğin, katkı maddeleriyle uzun süre dayanabilen seri üretim ekmek, aşırı işlenmiş olarak sınıflandırılsa da sağlığa zararlı olmayabilir.
İngiliz Diyetisyenler Derneği (BDA) sözcüsü Sammie Gill, alışveriş sırasında hangi aşırı işlenmiş gıdaların daha az sağlıklı olduğunu ve hangilerinin diyet için uygun olduğunu ayırt etmenin zor olduğunu belirtiyor.
Gill, diyetinizi basitleştirmek ve sağlıklı seçimler yapmak için bazı öneriler sunuyor:
Gill, “Önemli olan, tek bir gıdaya takılmak yerine, uzun vadede diyetinizin genel görünümüne odaklanmaktır” diyor.