Böylece Zürih, Almanca konuşulan İsviçre’de bu hizmeti sunan ilk şehir oldu. Uygulama; sans-papiers, yani oturum izni olmayan kişiler ile sigortası askıya alınmış bireyleri kapsıyor.
Bu model, 2022’den beri yürütülen bir pilot projenin devamı niteliğinde. Yeni düzenlemeyle sigortasız kişiler yalnızca acil durumlarda değil, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar için de doktora gidebilecek. Şehir yönetimi, erken müdahalenin uzun vadede maliyetleri düşürdüğünü savunuyor.
Ancak karar tartışmaları da beraberinde getirdi. FDP, beş yıl önce desteklediği pilot projeye artık karşı çıkıyor. FDP’li Deborah Wettstein, şehrin yetki sınırlarını yeterince incelemediğini belirterek, federal hükümetin ve kantonun rolünün göz ardı edildiğini söyledi. Wettstein ayrıca, “Neden Zürih’teki sans-papiers, kantonun diğer bölgelerindekinden daha iyi bir konumda olsun?” diyerek uygulamayı eleştirdi. SVP de benzer şekilde, ücretsiz hizmetin sigortasız kişileri Zürih’e çekeceğini savundu.
Yeşiller, AL ve SP ise bu iddiaları reddetti. Pilot proje süresince böyle bir “çekim etkisi” gözlenmediğini belirten destekçiler, erken tedavi sayesinde acil servis yükünün azaldığını ve bunun şehir için tasarruf anlamına geldiğini vurguladı. SP’li Nadina Diday, kararın temelinde insan onurunun bulunduğunu söyleyerek, “Zürih’te yaşayan herkes için dayanışma sorumluluğumuz var” dedi.
Mitte ve GLP de öneriye destek verdi. Bu partiler, kantonun en kırılgan gruplara temel sağlık hizmeti sunmayı reddettiğini, bu nedenle şehrin devreye girmesinin zorunlu olduğunu savundu. Aynı zamanda kantonun maliyete ortak olması gerektiğini de dile getirdiler.
Kararın yürürlüğe girmesiyle Zürih’te 11.000 ila 14.000 kişi ücretsiz temel sağlık hizmetinden yararlanabilecek. Şehir, ayrıca sigortasız kişilerin yeniden bir sağlık sigortası yaptırabilmesi için de destek sağlayacak. Yetkililer, yanlış anlaşılmaları gidermek adına, şehrin sigorta primlerini ödemediğini, yalnızca temel sağlık hizmetinin maliyetini karşıladığını vurguladı.