Pusula Swiss
Yangınlardan sonra evlerde görünmeyen kanser riski
Görünmeyen tehlike
Yangınlardan sonra evlerde görünmeyen kanser riski
Araştırmacılar, orman yangınları söndürüldükten sonra bile tehlikenin sona ermediği uyarısında bulunuyor. Yangın bölgelerine geri dönen kişilerin, uzun süre boyunca kanserojen olduğu bilinen zararlı maddelere maruz kalma riskiyle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

Geçtiğimiz yıl Avrupa’da meydana gelen ölümcül orman yangınları, bir milyondan fazla hektarlık alanı yok etti. Bu rakam, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık dört katlık bir artışa işaret ederken, yanan alanın yüzölçümü Korsika Adası’nı dahi aştı.

Avrupa genelinde 1800’den fazla orman yangını kayıtlara geçerken, bu yangınlar sonucunda 38 milyon tondan fazla karbondioksit atmosfere salındı. Avrupa Birliği sınırları içindeki tahribatın üçte ikisinden fazlasının Portekiz ve İspanya’da meydana geldiği bildirildi. İklim bilimciler, iklim değişikliğinin bu tür yangınları yaklaşık 40 kat daha olası hâle getirdiğini vurguluyor.

Uzmanlar, yangınlar kontrol altına alındıktan sonra dahi riskin sürdüğünü ve evlerine dönen insanların kanserojen maddelere maruz kalabileceğini ifade ediyor.

Yangınlar sonrası görünmeyen tehdit

Environmental Science & Technology Letters dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, 2025 yılında Los Angeles County’de meydana gelen orman yangınlarının etkilerini mercek altına aldı. Söz konusu yangınlar 18 binden fazla konutu yok ederken, en az 31 kişinin hayatını kaybetmesine ve yaklaşık 200 bin kişinin tahliye edilmesine yol açtı.

Araştırma ekibi, yangının ikinci gününden itibaren iç ve dış mekânlarda hava örnekleri toplamaya başladı. Çalışma, yangınların söndürülmesinden 18 gün sonra, 18 Şubat’ta tamamlandı.

Yapılan analizlerde, uçucu organik bileşiklerin (VOC) seviyelerinin, yangın devam ederken ölçülen değerlere kıyasla yangın sonrasında belirgin şekilde arttığı tespit edildi. Özellikle yanmış bölgelerdeki boş evlerde bu maddelerin yoğunlaşması, yangından etkilenen yapı malzemelerinin kapalı alanlarda zararlı gaz salımını sürdürdüğünü ortaya koydu.

VOC’ler neden tehlikeli?

Benzen, toluen, etilbenzen ve ksilenler (BTEX) gibi VOC’lere maruz kalmanın; kısa vadede solunum yollarında tahrişten, uzun vadede ise kanser ve organ hasarına kadar uzanan ciddi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğu biliniyor. Uzmanlar, risk seviyesinin maruziyet süresi, yoğunluğu ve kişisel hassasiyetlere bağlı olarak değiştiğini belirtiyor.

Amerikan Akciğer Derneği’ne göre, kapalı alanlardaki VOC yoğunluğu, dış ortama kıyasla 10 kata kadar daha yüksek olabiliyor. Bu tür maddeler yalnızca yangın sonrası değil; temizlik ürünleri, boyalar ve çözücüler gibi günlük ev eşyalarında da bulunabiliyor.

Çalışmanın ortak yazarlarından çevresel sağlık bilimleri profesörü Yifang Zhu, bu maddelerin bir kısmının kanserojen olduğunu ve insan sağlığı açısından ciddi risk taşıdığını ifade ediyor. Zhu’ya göre kentsel alanlarda çıkan orman yangınlarını özellikle endişe verici kılan unsur, ortaya çıkan dumanın yüksek toksisite potansiyeli. Çünkü VOC’ler, yapı malzemeleri ile pişirme ve temizlik ürünleri gibi ev içi kaynaklarda yaygın olarak bulunuyor.

Araştırmada, pencerelerin düzenli olarak açılması, en az MERV 13 seviyesinde filtreye sahip merkezi ısıtma, havalandırma ve klima sistemlerinin kullanılması gibi önlemlerin VOC maruziyetini azaltabileceği belirtildi. Ayrıca aktif karbon filtreli hava temizleyicilerinin de riskleri düşürmede etkili olabileceği vurgulandı.



Paylaş


Diğer Haberler