Klasik “oturup televizyon izlemek” geleneği giderek soyutlaşsa da, artık birçok aile kanallar arasında gezinmek için tek bir ekran etrafında toplanmıyor; izleyiciler programları bilgisayar veya mobil cihazlardan izlemeyi tercih ediyor. Televizyon, böylece “televizyonsuz” bir form kazandı.
Son 10 yılda, televizyon izlemeye özgü pek çok zahmet ortadan kalktı. Programların belirli saatlerde yayınlanmasını beklemek ve kanallar arasında içerik aramak artık gereksiz. Bunun yerine izleyici, algoritmaların önerileriyle kişiselleştirilmiş içeriklere yönlendiriliyor. Hatta Netflix’te izlenen içeriklerin yüzde 80’i kullanıcı aramasıyla değil, algoritmalar aracılığıyla seçiliyor.
Televizyon artık ortak ve zamana bağlı bir yayın akışı olmaktan çıktı. İzleyicilere özel, sürekli yenilenen bir içerik menüsü hâline geldi. Ayrıca ek hizmet olarak başlayan platformlar, dizi, film, belgesel ve canlı spor gibi içeriklerde baskın ekosistem hâline geldi.
2015’te geleneksel TV hâlâ izleme payının çoğunluğunu elinde tutarken, 2025’e gelindiğinde Batı ülkelerinde izleme süresinin yüzde 60’tan fazlası dijital platformlarda gerçekleşiyor. Geleneksel kanallar da Netflix ve benzeri platformlarla rekabet edebilmek için kendi uygulamalarını geliştirdi (Peacock, Max, Paramount+ gibi).
Akış yayınları yeni bir izleme davranışı da getirdi: maraton izleme. 2015’te diziler haftalık yayınlanırken, 2025’te tüm sezonlar bir anda sunularak izleyicilerin hızlı tüketime yönelmesi sağlandı. Anketlere göre izleyicilerin yüzde 70’ten fazlası, arka arkaya üç veya daha fazla bölüm izliyor. Bu durum, senaryo ve içerik üretimini de etkiliyor; yapımcılar artık izleyicinin haftalarca beklemesini varsaymıyor.
Günümüzde “TV izlemek”, işe giderken telefondan bir bölüm açmak veya yatakta tabletten dizi izlemek anlamına gelebiliyor. Kablo ve uydu abonelikleri büyük ölçüde iptal edildi; yüksek maliyet ve alternatif platformlar bunu tetikledi. Akıllı cihazlar, telefon, tablet, bilgisayar ve akıllı televizyonlar birbirinin yerine geçebilen ekranlar hâline geldi. Küresel video tüketiminin yüzde 70’i telefondan gerçekleşiyor.
Ayrıca, TV izlemek artık tek odaklı bir aktivite değil. Özellikle 40 yaş altı izleyiciler, TV izlerken telefon veya tablet kullanıyor; buna “ikinci ekran kullanımı” deniyor. İzleyicilerin yüzde 85–90’ı TV açıkken başka cihaz kullanıyor. Yapımcılar da bunu dikkate alarak içerikleri daha sade ve anlaşılır hâle getiriyor.
Uluslararası yapımlar da yükselişe geçti. 2015’te çoğu izleyici kendi ülkesinde üretilen içerikleri tercih ederken, 2025’te global platformlar sayesinde yabancı yapımlar popüler hâle geldi. Squid Game veya La Casa de Papel gibi örnekler, bunun en somut göstergesi. Küresel izleyicilerin yüzde 40’ı yabancı yapımları tercih ediyor veya severek izliyor; Latin Amerika ve Güneydoğu Asya’da bu oran daha da yüksek.