Geçtiğimiz yıl EDA tarafından toplam 1238 konsolosluk koruma vakası kaydedildi. Bu sayı, bir önceki yıla göre yüzde 14'lük artış anlamına geliyor.
Uzmanlar, özellikle pasaport kaybı, sağlık sorunları, doğal afetler ve hukuki problemler gibi durumlarda vatandaşların nasıl hareket etmesi gerektiğini bilmelerinin büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Yurt dışında pasaport veya kimlik kartının kaybolması ya da çalınması durumunda ilk yapılması gereken işlem yerel polis makamlarına başvurmak.
Polis tarafından düzenlenecek resmi tutanak sonrasında, ilgili ülkedeki İsviçre Büyükelçiliği veya Konsolosluğu geçici seyahat belgesi ya da geçici pasaport düzenleyebiliyor.
Yetkililer, seyahate çıkmadan önce pasaport ve kimlik belgelerinin dijital kopyalarının güvenli bir yerde saklanmasını da tavsiye ediyor.
Yurt dışında yaşanabilecek ciddi hastalık veya kazalarda öncelikle yerel acil yardım hizmetlerine ve sigorta şirketine haber verilmesi gerekiyor.
İsviçre Dışişleri Bakanlığı, dil sorunu yaşayan vatandaşlara yardımcı olabiliyor, aile bireylerinin bilgilendirilmesini sağlayabiliyor ve gerektiğinde tıbbi tahliye veya ülkeye dönüş organizasyonuna destek verebiliyor.
Ancak uzmanlar, temel sağlık sigortasının yurt dışındaki tedavi masraflarını her zaman tam olarak karşılamadığına dikkat çekiyor. Bu nedenle kapsamlı bir seyahat sağlık sigortası yaptırılması tavsiye ediliyor.
2025 yılında EDA'nın müdahil olduğu konsolosluk vakaları arasında en büyük grubu ölüm olayları oluşturdu.
Verilere göre geçen yıl:
Bu veriler, yurt dışı seyahatlerinde beklenmedik durumların sanılandan daha sık yaşanabildiğini ortaya koyuyor.
Deprem, orman yangını, sel veya siyasi kriz gibi olağanüstü durumlarda vatandaşların öncelikle yerel yetkililerin talimatlarına uyması gerekiyor.
EDA, bu tür durumlarda vatandaşları bilgilendirmek amacıyla Travel Admin uygulaması, EDA Yardım Hattı ve İsviçre temsilcilikleri aracılığıyla güncel güvenlik bilgileri sağlıyor.
Ancak İsviçre hükümeti genel kural olarak vatandaşlar için özel tahliye uçuşları düzenlemiyor. Ülkeden ayrılma veya seyahate devam etme organizasyonu yolcuların kendileri, tur operatörleri veya sigorta şirketleri tarafından gerçekleştiriliyor.
Bir İsviçre vatandaşı yurt dışında gözaltına alınır veya tutuklanırsa, bulunduğu ülkedeki İsviçre temsilciliğiyle iletişime geçme hakkına sahip.
Dışişleri Bakanlığı bu durumda aile üyeleriyle bağlantı kurulmasına yardımcı olabiliyor, yerel avukatlar hakkında bilgi verebiliyor ve temel hukuki hakların korunmasını takip edebiliyor.
Ancak EDA'nın bir kişinin serbest bırakılmasını sağlama veya devam eden yargı süreçlerine müdahale etme yetkisi bulunmuyor.
Uzmanlar, yurt dışına çıkmadan önce pasaport geçerlilik sürelerinin kontrol edilmesini, seyahat sigortasının gözden geçirilmesini ve gidilecek ülkenin güvenlik durumunun araştırılmasını öneriyor.
Ayrıca Travel Admin uygulamasına kayıt yaptırmanın, olası kriz durumlarında yetkililerin vatandaşlara daha hızlı ulaşabilmesini sağladığı belirtiliyor.
Geçtiğimiz yıl İsviçre vatandaşları tarafından bir günden uzun süren yaklaşık 12 milyon yurt dışı seyahati gerçekleştirildi. Yetkililer, bu yoğun seyahat hareketliliği nedeniyle hazırlıklı olmanın her zamankinden daha önemli olduğunu vurguluyor.