Avrupa Parlamentosu, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” kapsamında ABD merkezli X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, konunun ciddiyetine dikkat çekti.
AB kurumlarının ortak verilerine yer verilen açıklamada, Eurostat, Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı (FRA) ve Avrupa Cinsiyet Eşitliği Enstitüsünün (EIGE) 25 Kasım 2024 tarihli raporuna atıf yapılarak, “Birlik genelinde her üç kadından biri yaşamının bir döneminde fiziksel ya da cinsel şiddete veya tehditlere maruz kaldı” ifadesi paylaşıldı.
Paylaşımda ayrıca, AB’nin geçtiğimiz yıl kadınlara yönelik şiddeti önlemeye yönelik ilk direktifini yürürlüğe koyduğu hatırlatıldı. Bu düzenleme ile ev içi şiddetten dijital saldırılara kadar geniş bir yelpazede daha güçlü koruma adımları getirildiği, rıza esaslı cinsel ilişki tanımının netleştirildiği ve tecavüz başta olmak üzere birçok şiddet türü için ortak standartlar oluşturulduğu belirtildi.
Direktife göre zorla evlendirme, kadın genital mutilasyonu gibi uygulamalar açık biçimde suç kapsamına alındı. Bu eylemler için bir ila beş yıl arasında hapis cezası öngörülürken, üye devletlerin üç yıl içinde kendi iç hukuklarını bu kurallara uyumlu hale getirmesi zorunlu kılındı.
Paylaşımda, direktifin amacının kadınlara yönelik şiddetin AB genelinde “ağır suç kategorisine” dahil edilmesi ve ülkeler arasında iş birliğini güçlendiren kapsamlı bir koruma mekanizması oluşturmak olduğu belirtildi.
AB Komisyonu da yayımladığı açıklamada, Avrupa’da her üç kadından birinin hayatı boyunca en az bir kez cinsiyete dayalı şiddet gördüğünü, çoğunun bir partner tarafından kötü muameleye maruz kaldığını ve işyerinde cinsel tacizin halen yaygın olduğunu bildirdi. Komisyon, 25 Kasım vesilesiyle kadınlara ve kız çocuklarına yönelik her türlü şiddeti dijital şiddet dahil ortadan kaldırma taahhüdünü yineledi.
FRA, EIGE ve Eurostat’ın ortak araştırması, AB’deki kadınların yüzde 30,7’sinin yaşamlarında en az bir kez fiziksel saldırı, cinsel şiddet veya tehdit ile karşılaştığını ortaya koydu. Bu kadınların yüzde 17,2’si cinsel şiddete (tecavüz dahil), yüzde 13,5’i ise yalnızca fiziksel saldırıya ya da tehdide maruz kaldı. Mağdurların sadece beşte biri sağlık veya sosyal hizmetlere başvururken, polise yardım için gidenlerin oranı yüzde 13,9’da kaldı.