“Eşim kumar bağımlılığımı bilmiyor”, “10 icra kaydı var, hesabı eksi bakiyede”, “5 günde 30’dan fazla online casino yatırımı, küçük çocuk var, kredi çekilmiş” gibi cümleler… Bunlar, İsviçre’deki kumar bağımlılarına ait belgelerde yer alan ifadeler. Bu belgelerde ayrıca isim, adres, meslek, gelir, çocuk sayısı, maaş bordrosu ve kumarda kaybedilen tutarlar gibi birçok özel bilgi de yer alıyor. Bazı kişiler yüz binlerce frank kaybetmiş.
İsviçre medyası tarafından yapılan araştırmalara göre bu belgeler, sağlık alanında faaliyet gösteren Radix Vakfı’na ait sistemlere yapılan bir siber saldırı sonucu, 1300’den fazla kişiyle birlikte Darknet’te yayınlandı. Bu, İsviçre’deki en büyük veri sızıntılarından biri olabilir.
Bilgilendirme eksik kaldı
Haziran 2025’te, “Sarcoma” adlı hacker grubu Radix’e saldırdı ve çok sayıda hassas veriyi ele geçirdi. Fidye taleplerinin ardından, Radix ödeme yapmadı ve 1.3 terabaytlık veri Darknet’te yayınlandı. Radix, kamuoyuna yaptığı açıklamada olayın kontrol altında olduğunu ve etkilenen kişilerin bilgilendirildiğini duyurdu. Ancak SRF’nin görüştüğü birçok kişi, olaydan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini belirtti. Bazı kişiler sadece spam klasörlerinde bir e-posta bulabildi.
Kumar bağımlılığı nedeniyle kendini casinodan engelleten kişilere dair belgeler, şimdi internette dolaşıyor. Bunlar arasında maaş bordroları, icra kayıtları ve psikolojik değerlendirmeler de var.
Polisler, memurlar, devlet çalışanları...
Belgelerde sadece sıradan vatandaşlar değil, aynı zamanda polisler, askerler ve devlet memurları da yer alıyor. Bu durum, sızdırılan verilerin sadece özel hayatları değil, aynı zamanda kamu güvenliğini de tehdit ettiğini gösteriyor. Grup terapilerine ait tutanaklar, katılımcı listeleri ve bekleme listeleri de yayımlandı. Bazı tutanaklarda aile içi şiddet, kadın sığınma evine sığınma gibi çok özel ve hassas bilgiler yer alıyor.
Zayıf veri güvenliği mi?
Uzmanlar, Radix’in siber güvenlik önlemlerinin yetersiz olduğunu belirtiyor. SRF’ye göre, bazı şifreler Word belgelerinde düz metin olarak saklanmıştı. Sağlık verileri özel şifreleme olmadan korunmuştu. Bu da veri güvenliğine gereken özenin gösterilmediğine işaret ediyor.
Radix ise yaptığı açıklamada, hackerların “sıfır gün” (zero-day) açığı kullandığını ve bunun olağanüstü durumlar için geçerli olduğunu belirtti. Kurum tüm altyapısını yenilediğini, verileri ayırarak koruma sistemlerini güçlendirdiğini ve artık verileri düzenli olarak sildiğini bildirdi.
Radix: “Derin üzüntü içindeyiz”
Radix, olay nedeniyle “derin üzüntü duyduklarını” ve kişisel verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmiş olmasından büyük üzüntü duyduklarını belirtti. Bundan sonraki süreçte güveni yeniden inşa etmeyi ve veri koruma önlemlerini daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Vastaamo vakası akıllarda
Benzer bir olay 2020 yılında Finlandiya’da yaşanmıştı. Vastaamo adlı psikiyatri kliniğine yapılan siber saldırı sonrası, 33.000 hastanın terapi kayıtları sızdırıldı. Fidye ödenmeyince hacker hastaları bireysel olarak tehdit etti ve sonunda tüm verileri yayımladı. Olay büyük bir skandala dönüştü, bir kişi intihar etti ve klinik kapatıldı.
İsviçre'deki bu son olay da, hassas kişisel bilgilerin ne kadar kırılgan olduğunu ve sağlık kurumlarının siber güvenliği ne kadar ciddiye alması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.