Tatil zamanı, bir aile çocuklarıyla birlikte dışarıda yemek yiyor. Ancak küçük çocuklardan biri ağlamaya başlayınca, ebeveynler restoranın diğer müşterilerinin bakışları altında hemen bir emzik veriyor, ardından çocuğun eline bir akıllı telefon tutuşturuyor.
Peki bu doğru bir davranış mı? Küçük çocuklar ekranlarla zaten yeterince sık karşılaşmıyor mu? Bu durum zararlı olabilir mi?
İlk Kez İsviçre’ye Ait Veriler Açıklandı
İsviçre’de küçük çocukların ekran başında geçirdiği süreyi ilk kez ölçen kapsamlı bir araştırma yayımlandı. Araştırmaya İsviçre’de yaşayan 4100’den fazla ebeveyn katıldı. Bulgulara göre çocuklar büyüdükçe ekran başında kalma süreleri artıyor:
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2 yaş altındaki çocukların ekranla hiç vakit geçirmemesi gerektiğini savunuyor. Buna sadece video aramalar istisna olarak kabul ediliyor. Uzmanlar, ekranların fiziksel oyun, ebeveyn etkileşimi ve uyku gibi gelişim için kritik aktiviteleri geri plana itmesinden endişe ediyor.
ABD’de Süreler Çok Daha Yüksek
Araştırmaya göre, İsviçre’de 2–5 yaş arası çocukların ekran süreleri WHO’nun tavsiye ettiği günlük maksimum 1 saat sınırı içinde kalıyor. Ancak 2 yaş altı çocukların %60’ı bu sınırı aşıyor. Yine de araştırma ekibi, çocukların ekran kullanımlarını yaşlarına göre “makul ve ölçülü” olarak değerlendiriyor.
Ekran Süresi Siyah-Beyaz Bir Konu Değil
Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden (ZHAW) Laurent Sedano’ya göre, ekran kullanımının olumsuz etkisi olup olmadığı birçok faktöre bağlı: Çocuk bir video izlerken yanında bir yetişkin var mı? İçerik yaşına uygun mu? Video çok hızlı mı kurgulanmış? Ekran süresi hareketsizlikle mi geçiyor?
Sedano, “Eğer tüm bu koşullar sağlanıyorsa, küçük bir çocuğun 20 dakika ekrana bakması sorun değildir” diyor.

Sesli İçerikler Gelişimi Daha Fazla Destekliyor
Araştırmalar, çocukların işitsel medya içerikleriyle etkileşimde bulunmasının gelişimlerine birçok açıdan katkı sağladığını gösteriyor. Sedano, dinleme ile izleme arasında büyük farklar olduğuna dikkat çekiyor.
Araştırma, 0–5 yaş arası çocukların günlük dijital medya etkinlikleri arasında en yaygın olanlarının şu şekilde olduğunu ortaya koyuyor:
Ebeveynler İçgüdüsel Olarak Doğru Yolda
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren uzman Sedano, ebeveynlerin sanıldığı kadar kontrolü kaybetmiş olmadığını vurguluyor:
“Çocuklara yönelik dijital medya kullanımıyla ilgili yapılan tartışmalar – örneğin okullarda cep telefonu yasağı ya da 16 yaş altına sosyal medya kısıtlamaları gibi – bazen ebeveynlerin rollerini yeterince üstlenmediği algısını yaratıyor.
Ancak bu araştırma, ülke genelinde farklı dil bölgelerindeki verilerle ve diğer ülkelerle kıyaslandığında ebeveynlerin içgüdüsel olarak birçok şeyi doğru yaptığını gösteriyor.”