Söz konusu oran, bir önceki yıl ile aynı seviyede kalarak tarihi bir düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlara göre bu düşüşün tek bir açıklaması yok. Federal İstatistik Ofisi’nden Marc Spörri, artan kira fiyatları ve düşük boş konut oranlarının taşınma isteğini önemli ölçüde azalttığını belirtiyor. Buna ek olarak, evden çalışma (home office) imkânlarının yaygınlaşması da insanların yaşadıkları yerden memnun kalmasını kolaylaştırıyor.
Ancak tablo sanıldığı kadar basit değil. Yüksek kiralara ve konut kıtlığına rağmen, şehirlerde taşınma oranları kırsal bölgelere göre daha yüksek seyrediyor.
Verilere göre, taşınma oranının en yüksek olduğu kanton Basel-Stadt oldu. Burada yaşayanların yüzde 11,3’ü geçen yıl ev değiştirdi. En düşük oranlar ise Obwalden ve Nidwalden kantonlarında görüldü; bu bölgelerde taşınma oranı yüzde 7,4’te kaldı.
Genel olarak şehirlerde taşınma oranı yüzde 10 civarında seyrederken, kırsal belediyelerde bu oran yüzde 3’ün altına kadar düşebiliyor.
Bu farkın temel nedeni olarak demografik yapı gösteriliyor. Marc Spörri’ye göre şehirlerde yaşayan nüfus daha genç, daha hareketli ve daha küçük hanelerden oluşuyor. Bu da konut değişimini kolaylaştıran bir faktör olarak öne çıkıyor.
Basel-Stadt Kantonu Şehir ve Bölge Geliştirme Sorumlusu Lukas Ott’a göre, toplumda belli bir hareketlilik her zaman gerekli. Yeni taşınan insanların yeni bakış açıları ve fikirler getirdiğini vurgulayan Ott, “Özellikle şehirler için dinamizm ve yenilik büyük önem taşıyor” diyor.
Kentlerin öğrenciler, yerli ve yabancı iş gücü için birer varış noktası olduğunu belirten Ott, bu grupların uygun konut bulabilmesinin kritik olduğuna dikkat çekiyor.
Merkez sağ ve sağ partiler, çözüm olarak öncelikle daha fazla konut inşa edilmesini ve inşaat süreçlerindeki bürokratik engellerin azaltılmasını savunuyor. Yeni yapıların konut piyasasındaki baskıyı azaltacağı ve insanların ihtiyaçlarına uygun ev bulmasını kolaylaştıracağı görüşü öne çıkıyor.
İsviçre Kiracılar Birliği Eş Başkanı Michael Töngi ise bu yaklaşımın tek başına yeterli olmadığını söylüyor. Töngi’ye göre yeni konutlar ancak erişilebilir fiyatlarla sunulursa çözüm olabilir. Bu nedenle özellikle uygun fiyatlı konutların artırılması ve fahiş kiralara karşı daha güçlü bir koruma mekanizması gerektiğini vurguluyor.