Beş parti, önerinin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin dış politikadaki hareket alanının ve uluslararası güvenlik iş birliklerinin ciddi şekilde sınırlanacağını savunuyor.
“İsviçre Tarafsızlığının Korunması” adlı halk girişimi, ülkenin tarafsızlık politikasının daha katı kurallarla Federal Anayasa’ya yerleştirilmesini öngörüyor.
Girişim kabul edilirse İsviçre, askeri veya savunma ittifaklarına katılamayacak ve belirli istisnalar dışında bu ittifaklarla askeri iş birliği yapamayacak.
En önemli değişikliklerden biri de yaptırımlar konusunda olacak. İsviçre’nin savaşan devletlere karşı kendi yaptırımlarını uygulaması büyük ölçüde engellenecek; esas olarak BM Güvenlik Konseyi tarafından kararlaştırılan yaptırımlar mümkün olacak.
SP, FDP, Merkez Parti, Yeşiller ve GLP’ye göre mevcut tarafsızlık politikası İsviçre’ye gerektiğinde değişen uluslararası koşullara göre hareket etme imkânı veriyor.
Karşıt kampanya özellikle askeri tatbikatlar, füze savunması, siber saldırılar ve drone tehditlerine karşı diğer ülkelerle yapılabilecek iş birliklerinin girişim nedeniyle zorlaşabileceğini savunuyor.
Federal Konsey ve Parlamento da girişimin reddedilmesini tavsiye ediyor. Hükümete göre mevcut sistem İsviçre’nin tarafsızlığını korurken ülkeye gerekli dış politika esnekliğini sağlıyor.
Girişimi savunanlar ise tam tersine, İsviçre’nin tarafsızlığının daha açık ve bağlayıcı kurallara ihtiyacı olduğunu düşünüyor.
Destekleyenlere göre kalıcı ve silahlı tarafsızlığın Anayasa’da daha net tanımlanması, İsviçre’nin uluslararası çatışmalardan uzak durmasını sağlayacak ve ülkenin arabuluculuk rolünü güçlendirecek.
Son kararı 27 Eylül 2026’da İsviçreli seçmenler verecek.