Rapor, Eidgenössische Kommission gegen Rassismus (EKR) ve sivil toplum kuruluşu Humanrights.ch tarafından kamuoyuna açıklandı.
Verilere göre ayrımcılık vakalarının en yoğun görüldüğü alan eğitim sektörü oldu. Tüm vakaların yüzde 22’si okullarda yaşandı. Özellikle zorunlu eğitim çağındaki çocuklar ve gençler bu durumdan daha fazla etkileniyor.
Uzmanlara göre bu tablo, erken yaşta karşılaşılan ayrımcılığın toplumsal etkilerinin uzun vadede daha derin olabileceğine işaret ediyor.
Raporda en sık bildirilen ayrımcılık nedenleri arasında siyahilere yönelik ırkçılık yüzde 33 ile ilk sırada yer aldı. Bunu yüzde 30 ile yabancı düşmanlığı izledi.
Dikkat çeken bir diğer gelişme ise Müslümanlara yönelik ayrımcılıktaki artış oldu. Antimüslüman ırkçılık vakaları bir yıl içinde yüzde 17’den yüzde 23’e yükseldi. Antisemitizm (Yahudi karşıtlığı) ise yüksek seviyesini korumaya devam etti.
2024 yılında vakalarda yaklaşık yüzde 40’lık ciddi bir artış yaşanmıştı. 2025’teki artış daha sınırlı olsa da, uzmanlar rakamların hâlâ “yüksek seviyede” seyrettiğine dikkat çekiyor.
Bu durum, İsviçre’de ırkçılıkla mücadelenin hâlâ önemli bir toplumsal mesele olduğunu ortaya koyuyor.