OECD İstihdam, Çalışma ve Sosyal İşler Başkan Yardımcısı Mark Pearson, özellikle göçmenlerin işgücü piyasasına katılımının oldukça yüksek olduğunu vurguluyor. İsviçre’de göçmenlerin %77’si istihdam edilirken, bu oran OECD ortalamasının yaklaşık 8 puan üzerinde bulunuyor.
Ancak cinsiyete bağlı farklılıklar dikkat çekiyor: Erkek göçmenlerin %83’ü çalışırken, kadın göçmenlerde bu oran %71 seviyesinde kalıyor. Bunun başlıca nedeni çocuk bakım hizmetlerinin sınırlı olması ve göçmen kadınların destekleyici aile ağlarından yoksun olması.
OECD raporuna göre, genel entegrasyon başarılı olsa da bazı alanlarda eksiklikler bulunuyor. Örneğin, yurt dışında doğmuş ebeveynlerin çocukları, İsviçre’de doğmuş çocuklara göre 15 yaşında ortalama bir yıl geride kalıyor. Bu durum, erken yaşta dil eğitiminin ve okul öncesi eğitimin önemini ortaya koyuyor.
Ayrıca İsviçre’de göçmenler için vatandaşlık edinmek zor ve uzun bir süreç. On yıldan uzun süredir ülkede yaşayan göçmenlerin yalnızca %38’i vatandaşlık başvurusunda bulunuyor. OECD ortalaması ise %50’nin üzerinde. Bu durum, göçmenlerin kendilerini toplumun tam bir parçası olarak hissetmelerini zorlaştırıyor.