Rapora göre bazı hayvan ve bitki türleri İsviçre’de yeniden güçleniyor. Örneğin:
Biyolog Eva Spehn, “Bu örnekler, koruma çalışmalarının işe yaradığını gösteriyor” diyor.
Olumlu gelişmelere rağmen İsviçre’deki türlerin üçte birinden fazlası tehlike altında. Uzmanlara göre baskı çok yüksek ve genel durum hâlâ “kötü”.
Tür kayıplarının başlıca nedenleri:
Özellikle belirli habitatlara bağımlı türler hızla yok oluyor.
Medya toplantısında uzmanlar, doğru önlemlerle durumun tersine çevrilebileceğini belirtti. Bunun için:
gerekiyor.
Orta İsviçre’deki akarsu ve derelerin neredeyse yarısı hâlâ doğal hâline uzak. Tarım bölgelerinde tarlatavşanı, boz kirazkuşu ve büyük çayır kelebeği gibi türler hızla azalıyor.
Araştırmalar, İsviçre halkının büyük bölümünün biyolojik çeşitliliğin durumunu “iyi” veya “çok iyi” olarak değerlendirdiğini gösteriyor. Oysa uzmanlara göre durum tam tersi.
Bu algı farkının nedenleri:
Kültür tarihçisi Claudia Keller, “Bu ulusal öz-imaj artık gerçeklikle örtüşmüyor” diyor.
Uzmanlara göre biyolojik çeşitliliği korumak yalnızca siyasetin değil, toplumun tüm kesimlerinin görevi. Özellikle şehirlerde:
kendi alanlarını küçük “doğa adalarına” dönüştürerek büyük fark yaratabilir.
Spehn, “Bu sadece doğaya değil, insanlara da iyi gelir” diyor.