1889 Dünya Fuarı için inşa edilen Eyfel Kulesi, Fransız Devrimi’nin 100. yılını anma amacıyla hayata geçirildi. İlk ismi “Tour de 300 mètres” (300 Metrelik Kule) olan yapı, mühendisler Maurice Koechlin ve Émile Nougier’in fikri üzerine Gustave Eiffel’in projesi olarak tasarlandı.
Independent’ın aktardığı bilgilere göre, kule Eiffel’in daha önceki projelerinde de kullandığı dökme demirden inşa edildi. 7 bin 300 ton ağırlığa sahip olmasına rağmen hafif bir tasarıma sahip olduğu için rüzgâra karşı oldukça dayanıklı. Bu yönüyle dönemin mühendislik örneklerinden Garabit Viyadüğü ve İskoçya’daki Forth Köprüsü ile benzerlik taşıyor.
Termal genleşme etkisi
Metaller, sıcaklık arttığında genişler, azaldığında ise büzülür. “Termal genleşme” olarak adlandırılan bu olgu, Eyfel Kulesi’nde de gözlemleniyor. Kuledeki demir ve çelik parçaların genleşme katsayısı, sıcaklık bir derece yükseldiğinde her metre için yaklaşık 12 mikronluk (bir saç telinden ince) bir uzama yaratıyor.
Teorik olarak 300 metre uzunluğunda bir metal parça, 100 derecelik sıcaklık farkında 36 santimetreye kadar uzayabilir. Eyfel Kulesi’nde ise bu fark, yılın en sıcak ve en soğuk dönemleri arasında 12-15 santimetre seviyesinde oluyor. Ayrıca güneş ışığının tek bir yüzeye daha yoğun vurması, kulenin çok hafif şekilde gölgede kalan tarafa doğru eğilmesine yol açabiliyor.
Sıcaklık değişimlerine verdiği bu tepkiler, Eyfel Kulesi’ni yalnızca bir mühendislik başyapıtı olmaktan çıkarıp Paris’in dev bir “termometresi” haline getiriyor.